Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/834 E. 2012/6731 K. 13.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/834
KARAR NO : 2012/6731
KARAR TARİHİ : 13.03.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira parasının 01.11.2009 gününden başlayarak aylık net 45.000 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, 1.11.2007 tarihinden itibaren aylık kiranın net 45.000 TL olarak tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.Mahkemece, 1.11.2009 tarihinden itibaren aylık kiranın 56.410 TL olarak tespitine karar verilmiştir.
Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporlarında,1.11.2007 tarihinden itibaren taşınmazın boş olarak getireceği kira bedeli belirlenmiş, bu bedele 2008 ve 2009 yılları için endeks tatbik edilmiş, bu şekilde bulunan kiradan ise hak ve nesafet indirimi yapılarak, 1.11.2009 tarihinden itibaren aylık kira bedeli tespit edilmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki kira ilişkisi 1.11.2002 tarihli kira sözleşmesine dayanmakta olup, tespiti istenilen dönem 1.11.2007 tarihinden itibaren başlayan döneme ilişkindir. Bu nedenle de kira bedeli hak ve nesafet esaslarına göre tespit edilecektir.Anayasa Mahkemesinin 6570 sayılı yasanın 2 ve 3.maddelerinin iptaline ilişkin 26.3.1963 tarih ve 3/67 sayılı kararı ile, 6570 sayılı yasanın kira parasındaki “sınırlı artış” ilkesini ortadan kaldırılmamıştır. Bununla birlikte kira parasının tesbiti yöntemini belirleyen 18.11.1964 tarih ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kira parasının “hak ve nesafete uygun” seviyede takdiri ile “sınırlı artışı” öngörülmektedir. O nedenle kira parasının tesbiti bir sınırlamadır ve hakim kira parasını takdir ederken bunun bir sınırlama olduğunu gözetmelidir.
18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca hakim bu sınırlamayı yaparken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hakimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir.Davacı taraf dilekçesinde , 1.11.2007 tarihinden itibaren kira tespiti talep etmiş, yargılama sırasında ise bu olmadığı takdirde 1.11.2009 tarihinden itibaren tespit talebinde bulunmuştur.Ancak,davacı taraf davalı tarafa gönderdiği 8.5.2007 tarihli ihtarname ile kira artış talebinde bulunmuştur. İhtar mevcut olduğuna göre, davacının dilekçesinde talep ettiği 1.11.2007 dönemi için kira tespiti yapılabilecektir.Kaldı ki davacı taraf da,asıl talebinin 1.11.2007 tarihi olduğunu gerek duruşmada,gerekse de temyiz dilekçesinde ifade etmiştir.Öyle ise mahkemece, bu ilkeler ışığında 1.11.2007 tarihinden itibaren hak ve nesafet esaslarına göre kira tespiti yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu 1.11.2009 tarihinden itibaren tespit yapılması bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.