YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3885
KARAR NO : 2020/928
KARAR TARİHİ : 10.06.2020
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülmekte olan istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf talebinin esastan reddine ilişkin hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av…. ile davalı vekilleri Av…. ve Av. …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davacılar ile davalı şirket yetkililerinin hatır senedi olarak davalı şirkete sadece imzalı fakat diğer tarafları boş olan toplamda 10 adet senet verildiğini, senetlerde davacı …’ın keşideci, diğer davalıların avalist olarak gözüktüğünü, senetlerin nakden olarak düzenlendiğini, davacıların davalıdan nakit karşılığı borç almadığını, takibe konu tüm senetlerin sonradan davalı tarafından doldurulduğunu, senet metinlerinde belirtilen adresin avalist olarak gözüken …’ın isminin altına yazıldığını, …’a ait adres olduğunu, keşideci olarak gözüken …’ın isminin altında düzenleme yerinin gösterilmediğini bu nedenle senetlerde keşide yeri olmadığını, takiplere dayanak yapılan senetlerin kambiyo vasfında olmadığını, borcun icra baskısı altında ödenmek zorunda kalınması nedeniyle haksız olarak ödenen 3.566.940 ‘nin 06/03/2013 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bonoda nakden kaydının bulunması halinde, bono lehtarının temel borç ilişkisini ispat etmesinin gerekmediğini, davacılar tarafından nakden kaydı bulunan bonoların hatır senedi olarak düzenlendiğini ileri sürmeleri nedeniyle bedel kaydını talil ettiklerini, ispat külfetinin davacılarda olduğunu ve bu iddianın da senetle ispat edilmesi gerektiğini, senetlerde zorunlu unsur eksikliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, dava konusu tüm bonoların nakden kaydı ile düzenlendiği, davacıların bonoları boş olarak imzalayarak hatır senedi olarak verdiklerini ve anlaşmaya aykırı olarak bonoların doldurularak icraya verildiğinin usulüne uygun delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, senet üzerinde nakden kaydı nedeniyle senedin ihdas nedenini davacı tarafın talil ettiğini, senetlerin hatır- teminat senedi olduğunu ya da anlaşmaya aykırı doldurulduğunu davacıların yazılı delille ispatla yükümlü olduğu, davalı vekilinin 19.11.2015 tarihli celsede dava konusu senetlerin … şirketinin borcu teminen verilmiş olduğunu, şirketin borcuna yönelik verilmiş teminat senedi olduğu borç kadar kısmının tahsil edildiğini beyan ettiği, davalı şirket yetkilisi 18/5/2017 tarihli yemin beyanında da davacılara yapılan mobilya ürünleri kapsamında ticari ilişki kapsamında verilen senetler olduğunu beyan ettiği, her iki beyanda dava konusu senetlerin davacıların ortağı olduğu şirketin ticari ilişkileri dolayısıyla borcuna karşılık verilen senetler olduğunun kabul edildiği, burda geçen davalı beyanlarının senedin teminat senedi olduğunu kabul için yeterli olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 10.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.