Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2019/3540 E. 2020/5065 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3540
KARAR NO : 2020/5065
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-… avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar ve birleşen dosyalarda davacı …, … ve …’nin müşterek çocukları olan …’in davalılardan … Belediyesinin maliki olduğu, diğer davalı şirketin işlettiği … Mahallesindeki “Su Oyunları Parkı ve Yüzme Havuzu İşletmesinde” meydana gelen 18/07/2008 tarihli kaza neticesinde yaralandığını, tüm organlarının fonksiyonların büyük ölçüde kaybettiğini, bütünüyle iş ve güç kaybına uğradığını, söz konusu kazanın meydana geldiği işletmede gerekli önlemlerin ve tedbirlerin alınmadığını, denetiminin yapılmadığı ileri sürerek, davacıların her biri için 50.000,00 TL manevi, davacı … için maddi tazminatın kaza tarihi olan 18/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece bozmaya uyularak, 2018/64 Esas sayılı asıl dosyası üzerinden talep olunan manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile davacı muris … için 30.000,00 TL manevi tazminatın mirasçılarına verasetteki iştirak oranlarında, davacı … için 30.000,00 TL, davacı … için 50.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulü ile olay tarihi 18/07/2008 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı … yönünden verasetteki iştirak oranlarında mirasçılarına, diğer davacılar yönünden davacı asillere ödenmesine, manevi tazminat istemi yönünden fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davanın Mahkememizin 2018/64 Esas sayılı asıl dosyası üzerinden talep olunan 1.000.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 18/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’e ödenmesine, birleşen 2018/150 Esas sayılı dosyası üzerinden talep olunan 250.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’e ödenmesine, davanın birleşen Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/47 Esas sayılı dosyası üzerinden talep olunan 313.213,95 TL’nin kaza tarihi olan 18/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’e ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … Masıy Belediyesi Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bozma öncesi mahkemece, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı … için 20.000,00 TL, davacı … için 20.000,00 TL, davacı … için 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce, hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına uymuş olan mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Bu müesseseye “usuli müktesep hak” veya “usule ilişkin kazanılmış hak” denir. Bir başka ifadeyle, mahkemece; Yargıtay bozma ilamına uyulmasıyla, bozma doğrultusunda taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğar. Mahkeme, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında yeni bir hüküm kuramaz. “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İçtihatları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir. Somut olayda, bozma öncesi kurulan hüküm davacılar tarafından temyiz edilmemiş olup davalı yararına usuli müktesep hak oluşmuştur. Hal böyle olunca, bozma sonrası mahkemece davalının usuli müktesep hakkını ihlal edecek şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına peşin alınan 28.618,72 TL harcın davalı-…’na iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.