Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/9514 E. 2020/2623 K. 16.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9514
KARAR NO : 2020/2623
KARAR TARİHİ : 16.03.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

KARAR

Davalılardan aleyhine hüküm verilen … ve …’e yapılan gerekçeli karar tebliğleri usulüne uygun değildir Şöyle ki; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesinde “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.”hükmü ile aynı Kanun’un 17. maddesinde “ Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmü düzenlenmiş olup yine aynı Kanun’un 20. maddesi uyarınca Tebligat Kanunu’nun 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerinde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse, keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir, bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse beyanını imzadan imtina ederse tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder, bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat 21 inci maddeye göre yapılır.
Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 29. maddesinin birinci fıkrasında yukarıdaki maddelerde belirtilen kişilerin tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini bildirmesi halinde tebliğ memurunun, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını,beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazacağı, tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattıracağı ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana vereceği belirtilmiştir.
Somut olayda, tebliğ memuru, davalı …’ün adreste bulunmama sebebini, adresinden geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığını, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceğini, dönecekse ne zaman döneceğini tevsik etmeden tebliğ işlemini tamamlamıştır. Bu durumda, anılan tebligat yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Davalı …’e Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine göre yapılan tebliğ işleminde ise tebliğin yapıldığı kişinin muhatap ile aynı konutta ikamet ettiğinin belirtilmediği görülmektedir. Bu halde de, anılan tebligat usulsüzdür.
Açıklanan bu sebeplerle davalılar … ve …’e 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yöntemine uygun biçimde karar tebliğ edilerek bu noksanlığın giderilmesi, usulüne uygun karar tebliğlerinden sonra temyiz süresinin beklenilmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi için Yerel Mahkeme’ye GERİ ÇEVRİLMESİNE, 16.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.