YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/638
KARAR NO : 2020/2312
KARAR TARİHİ : 25.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalılar …ve … aleyhine 02/12/2005 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/02/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, davalı şirketin işleteni olduğu ve diğer davalı …’nun sevk ve idaresindeki kamyonun müvekkillerinin murislerinin içerisinde bulunduğu minibüs ile çarpışması neticesinde davacıların murislerinin vefat ettiğini, davalı hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığını, davalının olay sebebiyle kusurlu olduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekili, olay nedeniyle minibüs sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müvekkillerinin üzerine düşen bütün dikkat ve özeni gösterdiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, ceza dosyası kapsamında davalı hakkında verilen beraat kararı hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. Maddesinde; “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.
Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” düzenlemesi yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde; davalı sürücünün sevk ve idaresindeki araç ile dava dışı minibüs sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucunda davacıların murisleri ile dava dışı minibüs sürücüsünün vefat ettikleri, davalı sürücü hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinde taksirle birden fazla kimsenin ölümüne sebebiyet verme suçundan dolayı kamu davası açıldığı, ceza yargılaması sırasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile
diğer bilirkişi raporlarında dava dışı müteveffa minibüs sürücüsünün asli, davalının tali kusurlu olduğunu belirtildiği, ceza mahkemesinde davalının kusur yokluğundan hakkında beraat hükmü verildiği anlaşılmaktadır.
Şu halde; ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarında davalı sürücünün kusurunun bulunduğu tespit edildiği ve mahkemece aksi yönde alınmış bilirkişi raporu olmadığı anlaşılmakla davalının kusurunun varlığı dikkate alınarak davacılar yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, ceza yargılaması esnasında kabul edilen kusur değerlendirilmesinin hukuk hâkimini bağlamayacağına dair yukarıda açıklanan Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesine aykırı şekilde ceza mahkemesinde esas alınan kusur tespiti doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.