Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/15522 E. 2020/4071 K. 10.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15522
KARAR NO : 2020/4071
KARAR TARİHİ : 10.03.2020

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili , müvekkilinin davalı işyerinde 16.08.2010 tarihinden 10.11.2012 tarihine kadar … Çinmento AŞ’nin sahibi olduğu çimento fabrikasında mikser şoförü olarak çalıştığını, taşeron firmanın değişmesi sonucunda başka bir firmada çimento fabrikasında halen çalıştığını, çalıştığı süre boyunca saat 08.00’den 23.00-24.00 kadar haftanın 7 günü çalışma yapmasına rağmen fazla mesai ile hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini, müvekkilinin tüm dini ve milli bayramlarda çalıştığını ücretlerinin ödenmediğini, aylık 2.500,00 TL ücret aldığını, ücretinin bir kısmının bankadan gerisinin elden ödendiğini, çalıştığı süre boyunca asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 16.08.2010 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile mikser operatörü olarak çalışmaya başladığını, işten ayrılış bildirgesinin 10.11.2012 tarihinde yapıldığını, davacının davalının işletmesindeki konteynırın içerisinde kaldığını, akşamları devamlı alkol aldığını, sigarasını yanık unutup uyuyakaldığını, kendisi ve çalıştığı arkadaşlarının hayatını tehlikeye attığını, davacıdan savunma istendiğini, bunun üzerine davacının istifa ettiğini belirttiğini, 10.11.2012 tarihinde şirket nezdinde çalıştığı sürede tüm ücretlerini fazla mesai hafta ve genel tatil ücretlerini aldığını, alacağı kalmadığına dair istifa dilekçesini verdiğini, davacıya kıdem ihbar tazminatı ödenmemesi gerektiği halde kendisine kıdem, ihbar, sefer, izin, maaş araba temizleme ücretleri olarak toplamda 4.770,00 TL ödeme yapıldığını, davacının iddia ettiği çalışma sürelerinin hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, çalıştığı süre boyunca maaşını ve fazla mesai ücretlerinin tamamının ödendiğini maaş bordrolarına ihtirazi kayıtsız imzaladığından Yargıtay kararları doğrultusunda tüm hak edişini tamamen aldığını kabul ettiğini, dini ve milli bayramlarda davalı şirkette çalışmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2–Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut olayda mikser şöförü olan davacının sefer başına prim aldığı anlaşılmakla fazla mesai hesabının 1,5 kat sayı ile değil 0,5 katsayı ile yapılması yerindedir.
Ancak bilirkişinin ve mahkemenin bir kısım bordrolarda mevcut imzanın davacının eli ürünü olmadığının belirlenmesine rağmen bu hususun tahakkuk ettirilen fazla mesai tutarının bankaya yatırılmasından yola çıkılarak sonuca etkili olmadığı şeklindeki kabulü yerinde değildir.
Fazla mesai hesabı yapılırken hesaptan dışlandığı anlaşılan 2011 yılı Ağustos,Eylül,Ekim,2012 yılı Mart,Haziran,Temmuz,Ağustos,Eylül,Ekim ve Kasım ayları fazla mesai hesabından dışlanmayıp,fazla mesai tahakkuku bulunmayan aylardaki gibi fazla mesai hesabına dahil edilmeli karineye dayalı makul indirim yapıldıktan sonra ödenmesi gereken fazla mesai olarak belirlenecek tutardan yukarıda belirtilen aylara ait imzası davacıya ait olmadığı anlaşılan bordrolar ile tahakkuk ettirilip davacının banka hesabına yatırıldığı anlaşılan miktar toplamı mahsup edilerek bakiyesinin fazla mesai alacağı olarak hüküm altına alınması gerekirken sözü edilen ayların fazla mesai hesabında dışlanması hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10/03/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.