YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16133
KARAR NO : 2020/1444
KARAR TARİHİ : 17.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeni ile davalının dava konusu 1513 parselin geldisi ana parsele birlikte mirasçı iken aralarında fiili rızai taksim yaptıklarını, müvekkilinin bu taksime güvenerek iyi niyetle taşınmaz üzerine muhdesat yaptığını, taşınmazın vekil edeni adına tescil edilmesi gerekirken davalı adına tescil edildiğini belirterek, öncelikle fiili ve rızai taksime dayalı tapu iptali ve tescile, bunun kabul edilmemesi halinde ise iyiniyetle yapılan yapı ve yetiştirilen ağaçların değeri araziden yüksek olduğu için uygun bir bedel karşılığı bunların bulunduğu alanın ifraz edilerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 07.09.2015 tarihli ve 2015/9060 Esas, 2015/7858 Karar sayılı ilamı ile davacının taksim sözleşmesini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği belirtilerek bozulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bozma ilamına uyularak devam edilen yargılama neticesinde, davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil, olmazsa temliken tescil talebine ilişkindir.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden, davacı tarafın miras taksimine dayanarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunduğu, bu isteminin kabul edilmemesi halinde ise temliken tescile hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davanın tapu iptali ve tescil davası olarak nitelendirildiği ve davanın reddine karar verildiği ancak davacı tarafın terditli 2. talebi hakkında gerekçede bu talebin değerlendirildiğine ilişkin herhangi bir ibarede bulunulmadığı, bu sebeple de Mahkemenin terditli 2. talep hakkında olumlu olumsuz bir karar vermediği sonucuna varılmıştır.
O halde; Mahkemece, dava konusu edilen terditli ikinci talep hakkında, toplanmış ve toplanacak deliller hep birlikte değerlendirilerek, gerekçesi açıklanmak suretiyle olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinden karar bozulmuştur.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.