Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/4535 E. 2020/1766 K. 25.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4535
KARAR NO : 2020/1766
KARAR TARİHİ : 25.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, müvekkilinin 658, 677, 676, 629, 595, 681, 678, 640, 641, 622, 583, 683 ve 630 nolu parseller ile 146 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kayden maliki olduğunu, davalılardan Bayram’ın müvekkilinin abisi …’nin oğlu olduğunu, diğer davalı …’nin ise davalı …’ın eşi olduğunu, davalıların babası olan …’nin ölmeden önce davalıları uzaklaştırmış ve kendilerine de hiç bir mal mülk bırakmadığını, müvekkilinin Almanya’da yaşaması sebebiyle yeğeni olan davalı …’a dava konusu taşınmazları (dava dilekçesindeki ifade ile) “ bedeli karşılığında kullanabileceğini söylemiş ve yıllık gelirinin yarısını müvekkilime vermek üzere taraflar anlaşmışlardır. Davalılar uzun zamandan beri müvekkilime taşınmazları kullanmışlar bazılarına sera yapmışlardır, fındık toplamışlar satmışlar, diğer meyveleri toplamışlar, yıllık tüm gelirlerini bu taşınmazdan karşılamışlardır. Ancak davalılar hiçbir zaman müvekkilime aralarında kararlaştırdıkları gibi ecrimisil ödememiştir…” denilerek fazlaya ilişkin dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla 15,00 TL almaya hak kazandıkları tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 2007 yılı için 4.000,00 TL, 2008 yılı için 5.000,00 TL, 2009 yılı için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 640 parsel (yeni parseli 1387 ada 13 parsel) yönünden 2008 yılı için 344,37 TL’nin, 2009 yılı için 294,27 TL’nin ait oldukları yılın Ocak ayından itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalı …’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 583 parsel, 622 parsel ve 146 ada 1 parsel yönünden davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın husumet nedeniyle usulden reddine, 658, 677, 676, 629, 595, 681, 678, 641, 683, 630 parseller yönünden davanın reddine ve davalı … yönünden de husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili ile davalı … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 583 parsel, 622 parsel ve 1 ü46 ada 1 parsel sayılı taşınmazların dava dışı kişiler adına, 658, 677, 676, 629, 595, 681, 678, 641, 683, 630 ve 640 parsel sayılı taşınmazların ise davacı adına davacı adına kayıtlı olduğu ve davalıların kayıtla bir ilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
1.a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1.b) Sair temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır. Bu nedenle, ecrimisil davası haksız işgalciye karşı açılır.
Ayrıca özel yasa hükümleri saklı kalmak koşuluyla, gerek taşınır gerekse taşınmaz mallara ilişkin kira sözleşmelerinin geçerli olması hiçbir biçim koşuluna bağlı değildir. Kira sözleşmeleri yazılı veya sözlü yapılabileceği gibi zımni (üstü kapalı) olarak da vücuda getirilebilir. Yeter ki taraflar kira sözleşmesinin esaslı unsurlarında anlaşmış olsunlar. Nitekim bu kural l8.03.l942 tarih, 37/6 sayılı inançları birleştirme kararında açıkça vurgulanmıştır.
Somut olayda, davacı vekilinin yukarıda ifade edilen beyanları ve olayın ileri sürülüş şekli dikkate alındığında taraflar arasında hasılat kira ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, kira ilişkisinin varlığı davacının kendi beyanları ile kanıtlanmış olduğundan, davalıların kötüniyetli olduklarından bahsedilemez.
Hâl böyle olunca, Mahkemece, dava konusu 658, 677, 676, 629, 595, 681, 678, 641, 683 ve 630 parseller yönünden yukarıda açılan davanın açıklanan gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
2. Davalı …’ın temyiz itirazlarına gelince.
Somut olayda Mahkemece, “ 640 parsel (yeni parseli 1387 ada 13 parsel) yönünden 2008 yılı için 344,37 TL’nin, 2009 yılı için 294,27 TL ‘nin ait oldukları yılın Ocak ayından itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan” tahsiline hükmedildiğine göre, temyiz edilen miktar, karar tarihi itibariyle 2015 yılı için miktar veya değeri olan 2.080,00 TL’yi geçmemektedir.
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bir karar verilebilir. Temyiz edilen ecrimisil miktarı kesinlik sınırı içinde kaldığından 6100 sayılı HMK’nin 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 427/2 ve 432/4 maddeleri uyarınca davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda “1.b)” bentte açıklanan nedenlerle hükmün 1086 sayılı HUMK’un 438/son fıkrası gereğince gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının ise yukarıda “1.b)” bentte açıklanan nedenlerle reddine, davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin “2.” bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 25.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.