Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2018/5369 E. 2020/5656 K. 01.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5369
KARAR NO : 2020/5656
KARAR TARİHİ : 01.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, … plakalı …Turbo Marka otomobili ile davalının galerici olarak satışa çıkardığı başkasına ait mini …marka otomobilin değiştirilmesi ve davalının 40.000,00 euro fark ödeme konusunda anlaşma sağlandığını, anlaşmaya göre 16/02/2010 tarihinde otomobilini davalıya teslim ettiğini, davalının vereceği otomobilin sahibinin satıştan vazgeçmesi sebebiyle trampanın gerçekleşmediğini, buna rağmen davalının, davacıya ait otomobili iade etmeyip sakladığını, kendisine ait otomobili bulan polis memurlarının yazdığı 13/01/2012 tarihli tutanakta: aracın ön kısmının darbeli olduğu, plakaların söküldüğü, dikiz aynasının kırıldığı, sağ arka kapı kolunun olmadığı, arka tamponun olmadığı, sağ kapı şeritlerinin olmadığı, sağ ön çamurluk kısmının olmadığı, sağ ön farın olmadığı, sağ ön çamurluk kısmının hasarlı olduğu, sağ ön tamponun kırık olduğu, ön kaputta araç ambleminin olmadığı, sol çamurlukta sinyalin olmadığı, dört adet jantta araç ambleminin bulunmadığı, sol tarafta sol kapı alt marşbiyelin olmadığı, araç şeridinin olmadığı, el freni ile araç direksiyonunun orta kısmının boş olduğunun tespit edildiğini, otomobile bu şekilde zarar verilmesi sebebiyle manevi üzüntü duyduğunu beyan ederek hasar ve aracın kullanılmasından mahrumiyet sebebiyle 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini 103.150,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, dava konusu otomobilin hasarsız halinin piyasada 80-90.000,00 TL civarında satıldığını, davacı tarafından delil tespiti şeklinde yaptırılan keşifte hazırlanan raporun hem teknik olarak hem de kullanılan deyimler olarak yetersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ıslah edilen davanın kısmen kabulüne, davalının, davacıya ait otomobile zarar vermesi sebebiyle 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, davanın ıslah edilen bölümü zamanaşımına uğradığından ıslah edilerek arttırılan bölümünün zamanaşımı sebebiyle reddine, manevi tazminat şartları bulunmadığından manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı ile aralarında trampa sözleşmesi gerçekleşmediği halde aracının davalı tarafından kendisine iade edilmeyip, aracının zarar gördüğünü ileri sürerek oluşan zararların tazmini istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davanın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının zararının 13/01/2012 tarihinde doğduğu, davanın 29/04/2015 tarihinde ıslah edildiği, ıslah edilen tarih itibariyle Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesinde belirlenen 2 yıllık zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın ıslah edilen kısmı yönünden reddine karar verilmiştir. Oysa ki, taraflar arasındaki uyuşmazlık trampa sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda 818 sayılı B.K 125.maddesi(6098 sayılı TBK’nın 146. maddesi) gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunun kabulü gerekir. Haksız fiil nedenine bağlı olarak 2 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanacağının kabulü mümkün değildir. Hal böyle olunca; mahkemece, sözleşme ilişkisi nedeniyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği gözetilerek ıslah edilen kısım yönünden işin esasına girilmek suretiyle sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/07/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.