YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2279
KARAR NO : 2020/1202
KARAR TARİHİ : 23.06.2020
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonucunda verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararın süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, davalı ile davacı arasında mal alım satımından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiye bağlı olarak faturalar kesilip malların davalıya teslim olunduğunu, faturaya konu malların ödenmemesi üzerine İzmir 20. İcra Müdürlüğü’nün 2013/12185 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, başlatılan takibe davalı tarafın haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığı gibi davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, taraflar arasında yapılan yetki sözleşmesi gereğince kesin bir yetki hali bulunmadığını, HMK’nın 17. maddesi gereğince aralarında yapmış oldukları yetki sözleşmesi gereğince yetkili icra dairesi ve mahkemeleri İstanbul İcra Daireleri ile Mahkemeleri olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK’nın 17. maddesi gereğince taraflar arasında yapılmış olan yetki sözleşmesi gereğince takipte İzmir İcra Dairesinin yetkisinin bulunmadığı, İstanbul İcra Daireleri yetkili olduğu, yetkili icra dairesi bakımından geçerli takip olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, takibin fatura ve cari hesap ilişkisine dayandırıldığı, takipte 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollanması ile HMK’nın 6. maddesi gereğince borçlunun ikametgahındaki icra daireleri ile birlikte BK’nın 89. maddesi gereğince alacaklının ifa zamanındaki yerleşim yeri icra dairelerinin yetkili bulunduğu, yetkinin kesin nitelikte olmadığı, kanunda yetkinin kesin olarak belirlenmediği hallerde 6100 sayılı HMK’nın 17. maddesi gereğince tarafların yetki sözleşmesi yapmalarının mümkün olduğu, inkar olmayan davalı tarafça sunulan ticari ilişkinin temelini oluşturan sözleşmede İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemelerinin kesin olarak yetkili kılındığı, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığı, usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.