Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2019/7819 E. 2020/7736 K. 18.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7819
KARAR NO : 2020/7736
KARAR TARİHİ : 18.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Hakaret eyleminin Bergama İlçe yolu üzerinde gerçekleşmesi karşısında, aleniyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin açıklanıp tartışılmaması,
2) TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, TCK’nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanunun 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Her ne kadar TCK’nın 125/3. maddesinde cezanın alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı gözönünde bulundurulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
3) Sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmiş mahkumiyet hükmü niteliğinde olmaması ve 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin 8. fıkrasına eklenen ”Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki yasal düzenlemenin de suç tarihinde yürürlükte bulunmaması karşısında, CMK’nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği ve TCK’nın 51/1-b maddesi uyarınca, sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği hususlarında bir değerlendirme yapıldıktan sonra, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla veya hapis cezasının ertelenmesiyle ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; duruşmadaki saygılı tutum ve davranışları sebebiyle TCK’nın 62/1. maddesi gereğince hapis cezasında indirim yapılmasına karşın, sanığın işlediği suça ilişkin etkin pişmanlık göstermediğine ilişkin somut gerekçe gösterilmeksizin sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden ve işlediği suça ilişkin etkin pişmanlık göstermediğinden söz edilerek yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle, TCK’nın 51. ve CMK’nın 231/5. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.