Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/2417 E. 2010/11589 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2417
KARAR NO : 2010/11589
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

Dava, davacının geçirmiş olduğu kazanın işkazası olduğunun tesbiti ile kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde kazanın işkazası olduğu hususunda çekişme bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 26.08.1998 tarihini takip eden aybaşından itibaren sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanddığının tesbitine karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve….. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, dava dilekçesinde 14.04.1998 tarihinde meydana gelen olaya ilişkin olarak bu davayı açmış ve davalı Kurum tarafından meydana gelen olayın iş kazası olduğu kabul edilmiş olduğundan, bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı gerekçesi ile mahkemenin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin yaklaşımı doğru ise de, sürekli iş göremezlik geliri bağlanması yönündeki talebi konusundaki hükmün eksik incelemeye dayandığı görülmüştür.
avanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 99/1 maddesi gereğince; “iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar, bu durumda gelir ve aylıklar yazılı istek tarihini takip eden aybaşından itibaren başlar.Mahkemece, davacının sürekli iş göremezlik durumunun tespiti için 05.03.2008 tarihinden önce ve olay tarihinden sonra bir başvurusunun bulunup bulunmadığı araştırılarak, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde Kuruma yazılı başvurusu bulunduğu takdirde şimdiki gibi aksi halde talebi takip eden aybaşından itibaren iş kazası ve meslek hastalıkları sigorta kolundan sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma, yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı gerekçelerle davanın yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.