YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1985
KARAR NO : 2020/2310
KARAR TARİHİ : 01.07.2020
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ile asıl davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … ile birleşen dosya davacısı … vekilleri dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin … ili, … ilçesi, … mahallesinde tapunun 66 ada 15 parselinde bulunan 220 m2 yüzölçümü ile tapuya kayıtlı taşınmazın 1/2şer hissesine sahip iken bu gayrimenkulün davalının açmış olduğu … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.09.2014 gün ve 2013/305-2014/530 E.-K. sayılı kararı ile kıyı kenar çizgisinde kaldığından bahisle tapusunun iptal edildiğini, gerek iç hukukta gerekse uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkının dokunulamaz haklardan olduğunu, bu hakkın ancak kamu yararı için de bedeli ödenmek şartı ile kısıtlanabileceğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için ayrı ayrı 486.000,00 TL’nin asıl davacı yönünden tapu iptal davasının açıldığı tarih olan 12.06.2013 tarihinden, birleşen davacı yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Asıl dosya davacısı … vekili 30.11.2015 havale tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile de toplam 500.113,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesi olan … 14. Asliye Hukuk Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile her bir davacı yönünden ayrı ayrı 341.361,75 TL’nin tapu iptal kararının kesinleştiği tarih olan 12.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ile asıl davacı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince davacı vekilinin ileri sürdüğü tüm istinaf nedenleri ile davalı vekilinin faiz dışındaki istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1. fıkra (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin faize ilişkin istinaf itirazının ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, asıl ve birleşen davacıların her birine ayrı ayrı 341.361,75 TL nin asıl davacı yönünden dava tarihi olan 29.01.2015 tarihinden, birleşen davacı yönünden dava tarihi olan 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ile asıl davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
Tazminat istemine dayanak 66 ada 15 parsel sayılı taşınmaz, 222 m2 yüzölçümü ve altında garajı olan 2 katlı kargir ev niteliği ile 24.11.2000 tarihinde yapılan satış işlemi sonucu asıl ve birleşen dosya davacıları adına 1/2şer hisse ile tapuda kayıtlı bulunmakta iken, davalı … tarafından açılan dava sonucu … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/305 – 2014/530 E.K. sayılı kararı uyarınca taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması nedeniyle tapusunun iptali ile kumsal olarak terkinine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmeksizin 12.12.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Eldeki tazminat davasını asıl dosya davacısı 29.01.2015 tarihinde, birleşen dosya davacısı ise 04.11.2015 tarihinde açmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, davacıların, adlarına kayıtlı bulunan taşınmazının tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde eldeki davayı açmasında ve arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin TMK’nın 1007. maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine kararın bir örneğinin ise bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine 01/07/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.