Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/6300 E. 2020/3698 K. 18.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6300
KARAR NO : 2020/3698
KARAR TARİHİ : 18.06.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili; borçlu aleyhine yapılan takipte borçlunun … Hediyelik Eşya Oyuncak Kırtasiye Promosyon Ürünleri Satış ve Pazl. A.Ş.deki hissesi üzerine haciz konulmuş olsa da söz konusu hissenin 02/11/2010 tarihinde davacıya hisse devir sözleşmesi ile devredilerek, devir işleminin ortaklar pay defterine işlendiğini, ticaret sicil kayıtlarına işlenmemiş olsa da, payın davacıya ait olduğunu bu nedenle haczin kaldırılması talebinin İcra Müdürlüğünce reddinin doğru olmadığını, İcra Müdürlüğü işleminin iptali ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, haciz tarihinde talebe konu edilen şirket hissesinin ticaret sicilde borçlu adına kayıtlı olduğu, üçüncü kişinin takipte taraf olmadığı, bu nedenle aktif dava ehliyeti bulunmaması nedenleriyle talebin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi mahkeme hakimine aittir. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, olayların hukuki nitelendirmesini kendisi yapar. Üçüncü kişinin başvurusu istihkak davası niteliğindedir. Dilekçede aynı zamanda şikayetten söz edilmesi HMK’nin 33. maddesi uyarınca “Hukuki tavsif hakime aittir” kuralını değiştirmez. Mahkemece, takip miktarı veya mahcuzun miktarından hangisi az ise o değer üzerinden nispi harç alınarak ve varsa noksan harç tamamlattırılarak ve tarafların tüm delilleri toplanarak, çekişmenin istihkak davası prosedürüne göre çözümlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan davanın şikayet başvurusu şeklinde görülerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi