YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2866
KARAR NO : 2020/5220
KARAR TARİHİ : 17.03.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında Ağrı Devlet Hastanesi psikiyatri uzmanının 08.01.2015 tarihli raporunda ”08.01.2015 tarih ve 137 protokol numarası ile muayenesi yapılan hasta;13 yaş, erkek, 6. sınıf terk, ailesi ile birlikte yaşıyor. Daha önce psikiyatri başvurusu ve tedavi öyküsü olmadığını ifade eden kişiye IQ testi uygulanmıştır. (Test sonucu normal çıkmıştır) Kişiyle ve polis memuruyla görüşme yapıldı. İşlenen olaylarla ilgili yapılan görüşme ve uygulanan test sonucunda fiilin anlam ve sonuçlarını algıladığı kanaatine varılmıştır.” şeklinde tespitte bulunulduğu ancak suça sürüklenen çocuğun davranışlarını yönlendirme yeteneğinin değerlendirilmediği, dosya içerisinde bulunan ve rehber öğretmen tarafından düzenlenen 13.11.2015 tarihli sosyal inceleme raporunda ise suça sürüklenen çocuğun yaralama fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğiyle ilgili görüş bildirilmediği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nin 31/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi veya Tıp Fakültelerinin ilgili bölümlerinden suça sürüklenen çocuğun “suç tarihi itibariyle üzerine atılı yaralama fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği” konusunda rapor alınıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yetersiz rapora dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Hüküm tarihinde Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan suça sürüklenen çocuk duruşmaya getirtilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86,
15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 196. maddesine muhalefet edilmesi,
3)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması,
4)Taraf beyanları ile tanık anlatımları değerlendirilerek suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
5)Suça sürüklenen çocuk 18 yaşını doldurmadığı halde 13.01.2016 tarihli duruşmanın kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 185/1. maddesine muhalefet edilmesi,
6)Suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını tamamlamadığı 15.01.2016 tarihli son oturumda yargılamaya kapalı devam olunduğu halde, açık yargılamaya son verildiği belirtilerek hükmün tefhim edilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
7)Mağdurun duruşmada dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilmesine rağmen, soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanının duruşmada okunmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 211/1-c maddesine muhalefet edilmesi,
8)Mağdurun Adli Tıp Şube Müdürlüğü’ne sevki için ödenen 40 TL, adli muayene raporu için Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 100 TL ücrete ilişkin fatura bedeli, sosyal inceleme raporu için düzenlenen 100 TL sarf gideri,2015 yılı için bir adet iade edilen olmak üzere toplam 4 adet davetiye gideri 36 TL’nin yargılama giderlerinden olmasına karşın bu giderlerin suça sürüklenen çocuğa yükletilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.03.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.