YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3943
KARAR NO : 2020/5134
KARAR TARİHİ : 10.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Karayolları Trafik Kanunu’nun 34, 36 ve 91. maddelerine göre trafikten men edilen araçların, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 125/c ve ğ madde ve bentlerine göre, bir tutanak düzenlenmek suretiyle öncelikle yediemin otoparklara, bunların bulunmadığı yerlerde ise 122’nci maddeye göre trafik komisyonlarınca yetkilendirilmiş otoparklara teslim edileceği düzenlenmiştir. Trafikten men edilen araçların daha sonra nasıl teslim alınabileceği ise, aynı Yönetmeliğin 125/4, g ve f-14 madde ve bentlerinde düzenlenmiştir.
5237 sayılı TCK’nun 289. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun failinin; yediemin olarak görevlendirme yetkisine sahip ilgili merci tarafından yetkilendirilmiş kişi olması gerekir. Dosya kapsamından; trafik komisyonunca sanığa yalnızca otopark açma ruhsatı verildiği, bu bağlamda aracın yöntemince muhafaza edilmek amacıyla, sanığa teslim edildiğine ilişkin yükümlülüğünü açıklayan resmi teslim belgesi olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK’nun 52/4. maddesi gereğince ihtarat yapılması,
3-T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 10/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.