YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/18502
KARAR NO : 2020/5198
KARAR TARİHİ : 27.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Ziyaretçi olarak ceza infaz kurumuna açık görüşe gelen sanığın eşinin getirilmemesine sinirlenerek tepki göstermesi, görevliler tarafından sakinleştirilmeye çalışıldığı halde eylemlerini sürdürmesi nedeniyle çıkartılmaya çalışıldığında görevlileri tehdit etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıyla tehdit suçundan hüküm kurulması,
2) Dosya kapsamına göre, sanığın mağdur kamu görevlilerine söylemiş olduğu “hepinizi sinkaf edeceğim göreceksiniz” şeklindeki sözlerin bir bütün halinde tehdit niteliğinde olup görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca hakaret suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Olay tarihinde ceza infaz kurumunda bulunan eşi ile açık görüş yapmak üzere kuruma gelen sanığın eşinin getirilmemesine sinirlenerek gerçekleştirdiği eylemlerde mağdurlardan kaynaklanan herhangi bir haksız eylem bulunmadığı halde, yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması,
Kabule göre ise;
a) Hakaret suçunun, haksız bir fiile tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, özel hüküm olan ve daha lehe düzenleme içeren TCK’nın 129/1. maddesi yerine genel tahrik kurumuna ilişkin aynı Kanun’un 29. maddesinin uygulanması,
b) Sanığın, tehdit ve hakaret eylemlerini, birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacak olması karşısında, sanığın adli sicil kaydında yer alan diğer ilamların tekerrüre esas olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.