YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6851
KARAR NO : 2010/12610
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kuum zararının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın …..hakkında kabulüne,……hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ……tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. ve 87 maddeleridir.
Davada öncelikle halledilmesi gereken sorun, …… dışındaki diğer iki şirketin olay tarihindeki ve sonraki ticaret sicil kayıtlarında yer alan tam ünvanları sorulup, netleştirildikten sonra,…. arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin, bir başka ifade ile, asıl işveren-taşeron ilişkisi olup olmadığının saptanmasıdır.
506 sayılı Kanunun 87. maddesi hükmüne göre aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir.
Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için öncelikle işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş ya da işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
Somut olayda, otelin yapım işinin ……. anahtar teslimi suretiyle verilip verilmediği araştırılmalı, zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalıyı çalıştıran davalı…..otelin mobilya işini sözleşme ile aldığı, bu durumda olayda……asıl işveren olduğu ve dolayısı ile olayın meydana gelmesinde asıl işveren olarak sorumlu bulunduğu hususları gözetilerek……arasındaki hukuki ilişki de çözüldükten sonra, zararlandırıcı sigorta olayının meydana geldiği iş kolunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişi kurulundan, 506 sayılı Yasanın 87. maddesi koşulları da irdelenerek üç şirkete ait kusur oran ve aidiyetlerini belirleyen denetlemeye elverişli kusur raporu alınmalı,olayın meydana gelmesinde asıl işverenin kusuru bulunmasa bile taşeronun kusurundan sorumlu olması gerektiği hususu da gözetilmelidir.
2-Kabule göre de;…..hakkındaki davanın reddine karar verildiği halde yargılama sırasında vekil ile temsil edildiğinden lehine vekalet ücreti verilmemesi, yargılama giderlerinin de tüm davalılardan tahsiline karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece açıklanan maddî ve hukukî esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar ….. avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.