YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2082
KARAR NO : 2020/913
KARAR TARİHİ : 05.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Suça konu belge hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi ve TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiillerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiillere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanık müdafinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA, 05.02.2020 tarihinde hükmün açıklanma koşullarının oluştuğu yönündeki ön koşul yönünden Üye …’ın karşı oyu ile oy çokluğuyla; esas yönünden ise oy birliği ile karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 05/02/2020 tarih, 2018/2082 Esas, 2020/913 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
Sanığın, TCK’nin 204/1 ve 53. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanması suretiyle kurulan Afyonkarahisar 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31/12/2014 tarih 2014/594 Esas, 2014/593 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Sanık hakkında aynı mahkemece 11/10/2012 tarih 2009/156 Es., 2012/661 Kr. sayıyla verilen hükmün CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde sanık hakkında Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28/10/2014 tarih 2013/368 Esas, 2014/458 Karar sayı ile TCK’nin 86/2, 52/2. maddeleri uyarınca doğrudan 2.400 TL APC ve aynı yasanın 151/1, 52/2. maddeleri uyarınca doğrudan 2.400 TL APC ve yine aynı yasanın 125/1-4, 43/2, 52/2. maddeleri uyarınca doğrudan 2.620 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükümlere istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen hükümlerin olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeblerle anılan mahkeme kararının öncelikle hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı sebebi ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun (hükmün açıklanma koşullarının oluştuğu yönündeki) görüşüne katılmıyorum. 05.02.2020