Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/3659 E. 2012/8577 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3659
KARAR NO : 2012/8577
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.677 TL nafakanın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde,… Bakım ve Rehabilitasyon merkezinde bakım ve koruma altında bulunan …’nın vasisinden nafaka alınmasını dava ve talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Aile Mahkemelerinin kuruluşuna dair 4787 Sayılı Kanun’un 1.maddesinde “Amaç ve Kapsam” başlığı altında;“Bu Kanunun amacı, aile mahkemelerinin kuruluş, görev ve yargılama usullerini düzenlemektir.Bu Kanun, aile hukukundan doğan dava ve işleri görmek üzere kurulan aile mahkemelerine dair hükümleri kapsar.”Hükmüne;Yine 4.maddesinde de “Aile Mahkemelerinin Görevleri” başlığı altında; “Aile mahkemeleri, aşağıdaki dava ve işleri görürler:22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (Ek ibare: 14/04/2004-5133 s.k. 2.mad.) Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 03/12/2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler,20/05/1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi,3. Kanunlarla verilen diğer görevler.”Düzenlemesine yer verilerek aile mahkemelerin görevi düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 366. maddesi uyarınca korunmaya muhtaç kişilerin bakımı, bununla yükümlü kurumlar tarafından sağlanır.Bu kurumlar yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsü hısımlardan isteyebilirler.Bu durumda davacı … Müdürlüğünün nafaka talebi 4721 sayılı Yasanın 366. maddesinden kaynaklanması nedeniyle talep konusunun hukuki nitelikçe aile hukuku hükümleriyle sıkı sıkıya bağlantılı olduğu açıkça görülmektedir.Şu halde davanın Aile Mahkemesinde(Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde Aile Mahkemesi Sıfatıyla) görülüp karara bağlanması gerekirken bu husus düşünülmeden Sulh Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.