YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7914
KARAR NO : 2020/10004
KARAR TARİHİ : 10.03.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme basit zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdikleri eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı nazara alınmadan TCK’nın 247/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından ve TCK’nın 247/1, 43, 248 ve 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanunun 61. maddesine aykırı davranılması ise sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, Anayasa Mahkemesinin TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün bulunmuş, zimmet suçlarının işlenmesi sırasında gerçekleştirildiği iddia edilen resmi belgede sahtecilik eylemleri yönünden TCK’nın 212. maddesi de nazara alınarak mahallinde soruşturma ve kovuşturma yapılması zamanaşımı süresi içerisinde mümkün görülmüş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanıklar hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezalarının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması yerine infazda tereddüt oluşturacak şekilde süre belirtilmeksizin “verilen cezanın yarısı kadar yoksun bırakılmalarına” karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasından TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanması ile ilgili kısımların çıkartılarak yerlerine sanık … hakkında kurulan hüküm fıkrasına “Sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere takdiren 2 yıl 7 ay 8 gün süre ile anılan Kanunun 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına,”, sanık … hakkında kurulan hüküm fıkrasına da “Sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere takdiren 1 yıl 8 ay 25 gün süre ile anılan Kanunun 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA 10/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.