Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/642 E. 2020/2325 K. 10.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/642
KARAR NO : 2020/2325
KARAR TARİHİ : 10.03.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili, dondurulmuş ürünlerin saklanmasına ilişkin depo hizmeti veren dava dışı ……A.Ş.’ye ait işyerinde müvekkiline ait malların 30.1.2012 tarihinde haczedildiğini, haczedilen menkullerin 2.1.2012 tarihinde borçludan satın alındığını, faturası bulunduğunu belirterek, istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlunun haciz yapılan adresde faaliyet gösterdiğini, borçlu şirketin ürünleri temin ettiğini ve dava dışı ……A.Ş.’nin de ürünleri muhafaza ettiğini, aralarında organik bağ bulunduğunu, üçüncü kişi şirketin ortağı …’un dava dışı ……A.Ş.nin de ortağı olduğunu, muvaazalı işlemler yapıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 03.02.2017 tarihli ve 2015/746 Esas, 2017/1075 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu haczin borçlu şirketin eski faaliyet adresi olan takibe dayanak senette belirtilen adreste yapıldığı, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirketin aynı iş kolunda faaliyette bulunduğu, borçlu şirket ile dava dışı ……A.Ş.’nin bir kısım ortak ve yetkililerinin aynı kişilerden oluştuğu, davacı üçüncü kişi şirketin ortağı … ile …’un dava dışı …….A.Ş’nin yönetim kurulu başkanı, yardımcısı ve ortağı olmaları nedeni ile davacı üçüncü kişi şirket ve borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğu, İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu/alacaklı yararına olduğu, karinenin aksinin üçüncü kişi tarafından ispatlanamadığı, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmadığından bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine;
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı tarifenin (III) kısmının ikinci bendinin (a) fıkrası uyarınca davanın reddi halinde maktu harç alınacağı belirtilmektedir. Aynı yasanın 31. maddesi gereğince de “Peşin alınan karar ve ilam harcının işin hitamında ödenmesi gerekenden fazla olduğu anlaşılırsa fazlalık istek üzerine geri verilir.”
Somut olayda, Mahkemece davanın reddine karar verildiği halde “Alınması gereken 13.662,00-TL peşin harçtan başlangıçta alınan 2.970,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 10.692,00-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına” şeklinde nispi harca hükmedilmiştir. Dava reddedildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereği 54.40 TL maktu karar harcının davacıdan tahsili gerekir. Bu sebeple, davacı dava açarken 2.970,00-TL TL harç yatırdığından maktu karar harcı olan 54,40 TL harcın mahsubu ile 2.915,60 TL harcın davacıya iadesi gerekirken, yazılı şekilde harca hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu hususun giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nin ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenler ile temyiz itirazlarının kabulüne Yerel Mahkeme hüküm fıkrasının 2. bendinin kaldırılarak yerine “ Alınması gerekli 54,40 TL harcın peşin alınan 2.970,00 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.915,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.