Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/11371 E. 2020/2771 K. 25.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11371
KARAR NO : 2020/2771
KARAR TARİHİ : 25.02.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 158/1-j-son, 62/1, 52/2, 53.maddeleri gereğince mahkumiyet (ayrı ayrı)

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların katılan kurumdan kredi kullanabilmek amacıyla sahte olarak düzenlenmiş 25/11/2007 ve 20/11/2007 ödeme tarihli, 5.750 TL 3.580 TL bedelli iki adet bonoyu katılan bankaya ciro ettikleri ve imzaladıkları genel kredi sözleşmesi ile şirketleri adına 200.000 TL kredi aldıkları, borcun ödenmemesi ve icra takibi başlatılması üzerine senetlerin sahte olduğu anlaşıldığı belirtilerek sanıkların banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda,
Sanıkların şirketleri adına katılan bankadan 3 ayrı tarihte imzaladıkları sözleşmeler ile kredi aldıkları halde, bankaya söz konusu senetlerin hangi kredi için verilmiş olduğu sorulmayıp senet tevdi bordrosunu düzenleyen banka görevlisi dinlenip senetleri kimin teslim ettiği sorulmamış ise de, diğer kredi sözleşmelerinin çeklerin verilmesinden yaklaşık 2 ay ve 5 ay sonra olarak 24.09.2007 ve 10.12.2007 tarihlerinde imzalanmış olmaları nedeniyle bu sözleşmeler için verilmiş olamayacağı ve iddianameye konu edilen 200.000 TL’lik kredi sözleşmesinin 20.06.2006 tarihinde imzalanmış olduğu halde sahte olduğu tespit edilen suça konu iki bononun kredi tahsis edildikten 1 yıl sonra 11.07.2007 tarihli “senetler tevdi bordrosu” ile bankaya verilmiş olması karşısında sanıkların önceden doğmuş borç için sahte senetleri vermiş olmaları ve menfaatin hileli hareket sonucu doğmamış olması nedeniyle banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından sanıkların beraatına karar verilmesi gerekirken mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafiilerinin, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.