YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2965
KARAR NO : 2020/2146
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve … aleyhine 16/09/2011 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/12/2016 günlü karara karşı davacı ve davalının istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 358/3 maddesi uyarınca reddine, davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesince verilen 21/12/2017 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2017 yılı için 41.530,00 TL dir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 41.530,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir.
Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Somut olayda, davacı 2.791,55 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacı lehine 593,66 TL maddi ve 6.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 6.593,66 TL tazminata hükmedilmiş, bölge adliye mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı … vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, bu karara karşı da davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. Temyize konu edilen miktar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır.
Bu nedenle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.