Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/231 E. 2020/2324 K. 10.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/231
KARAR NO : 2020/2324
KARAR TARİHİ : 10.03.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuş bozma kararı üzerine Mahkemece direnme kararı verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı vekili, davalı üçüncü kişi şirket ile davalı borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu, takibin dayanağı olan Bakırköy 9. İş Mahkemesinin 2008/1245 Esas, 2012/473 Karar sayılı kararına dayanak olan 20/09/2011 tarihli bilirkişi raporunda da organik bağa işaret edildiğini, “….” işletme adını üçüncü kişi şirketin de kullandığını iddia ederek, davanın kabulü ile davalı üçüncü kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirketin ortağı olan …’ın on yıldan fazla bir süre önce borçlu şirketteki hissesini devir ve temlik ederek borçlu şirket ile olan ilişkisini tamamen sona erdirdiğini, davalı şirketler ve bu şirketlerin ortağı olan kardeşler arasında husumet nedeniyle halen devam eden davaların mevcut olduğunu, müvekkili şirketin çalışanlarının da borçlu şirket ile herhangi bir ilişiğinin olmadığını, haciz mahallinde borçlu şirkete ait belge bulunmadığını, haciz tutanağında davacının iddiasına ve hacze esas alınan tek unsurun tarafları olmadığı bir davada sunulan bilirkişi raporu olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, …’ın her iki şirketin ortağı olduğu belirtilmiş ise de bu kişinin ticaret sicil kaydı gereği 15/01/2013 tarihinde borçlu şirketten ayrılıp ayrı bir şirket kurduğu, şirketler arasında mal alış verişinin devam ettiği, belirtilen hususların 2004-2005 yıllarından öncesine ait olduğu, İş Mahkemesindeki raporun çalışma süreleri açısından belirlenen rapor olup, bilirkişinin bunu belirleme yetkisinin olmadığı, davalı şirket hakkında açılmış bir dava olmadığından davalı şirketi bağlamayacağı, ödeme emrinin haciz adresinde tebliğ edilmediği, haciz mahallinde borçlu şirkete ait herhangi bir belge bulunmadığı, davalı şirket ile borçlu şirket arasında Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2010/380 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan bir itirazın iptali davası olduğu ve ayrıca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/500 Esas sayılı dosyasında müştekinin …… ve … olduğu, sanıkların resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı yargılandıkları, taraflar arasında bu nedenle resmi belgelerde belirlenmiş husumet olduğu, husumet var iken organik bağ olduğunun söylenmesinin inandırıcı olmadığı, aksi yöndeki tanık beyanlarına da itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 31.10.2016 tarih, 2016/8427 Esas, 2016/14817 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkemece önceki hükümde direnilmesine karar verilmesi üzerine, anılan direnme kararı davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ya eklenen geçici 4/1. maddesi uyarınca inceleme yapılmak üzere, dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, Mahkemece verilen direnme hükmünün yerinde bulunduğu anlaşıldığından, Mahkemenin anılan kararının bozulmasına ilişkin Dairemizin 31.10.2016 tarih, 2016/8427 Esas, 2016/14817 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan 26.11.2019 tarihli, 2019/463 Esas 2019/858 Karar sayılı hükmün ONANMASINA, taraflarca İİK’nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 44,40 peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 10,00 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 10.3.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.