YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18065
KARAR NO : 2020/4441
KARAR TARİHİ : 06.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, mirasbırakanlarından intikal edip davalılar ile birlikte paydaşı oldukları 9 parça taşınmazın miras taksimi sonucunda kendilerine kaldığını, ayrıca 02.06.1972 tarihli hisse satış senedi ile bir kısım davalıların mirasbırakanı …’in muristen kalan payını mirasçılardan …’e sattığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, davalı … ve bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, taksime dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkidir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan …’ın 13.07.1969 tarihinde öldüğü, çekişme konusu 172 parsel sayılı taşınmazın 16.05.1963 tarihinde, 241 parsel sayılı taşınmazın 17.06.1963 tarihinde, 244 parsel sayılı taşınmazın 03.01.1963 tarihinde, 266 parsel sayılı taşınmazın 04.03.1961 tarihinde, 357 parsel sayılı taşınmazın 04.03.1961 tarihinde, tapuya tescil edildiği, 812 ve 813 parsel sayılı taşınmazların geldisinin 242 parsel sayılı taşınmaz olup 09.05.1966 tarihinde, 870 ve 871 parsel sayılı taşınmazların geldisinin 260 parsel sayılı taşınmaz olup 04.03.1961 tarihinde tapuya tescil edildikleri, bir kısım davalılar murisi …’in 02.06.1972 tarihli Düzce 1. Noterliği’nce düzenlenen sözleşme ile dava dışı …’e taşınmazların satışı için vekaletname verdiği, ayrıca … Kadastro Mahkemesi’de davalılar … ile … arasında 2008/20 Esas, 2013/45 Karar sayılı davanın görüldüğü anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, mirasçılar arasında yapılan paylaşımın TMK’nin 677. maddesi uyarınca yazılı olması gerekir.
Somut olaya gelince; mirasırakan …’ın ölüm tarihi olan 13.07.1969 tarihinde dava konusu taşınmazların tapuda kayıtlı taşınmazlar olduğu, mirasçılar arasında tüm mirasçıların katılımı ile düzenlenen yazılı bir taksim sözleşmesinin bulunmadığı, sözlü taksimin de geçerli olmadığı açıktır.
Ayrıca, bir kısım davalılar murisi … tarafından noterde düzelenen ve taşınmazların satımı hususunda yetki veren vekaletname ile aynı tarihli harici satım senedinin tarafı olan … davanın tarafı da değildir.
Hal böyle olunca; yukarıda açıklananlar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı … ve bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 06.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.