YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13876
KARAR NO : 2020/4298
KARAR TARİHİ : 01.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Eski Hale Getirme
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 442 ada 16 parsel sayılı taşınmazın davacıların miras bırakanından kaldığını, komşu 21 parsel sayılı taşınmazdan dava konusu taşınmaza tecavüzde bulunduğunu, toprak doldurulduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmazın bahçesine yağmur sularının dolduğunu, binanın temelinin zarar gördüğünü belirterek, dava konusu taşınmaza davalı şirket tarafından el atmanın önlenmesini, doldurulan toprağın boşaltılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, tecavüz olduğu iddia edilen bölümde müvekkili şirketin herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını, davacı tarafın yıllar önce sınırını belirleyerek duvar örmüş olduğunu, toprak ile müvekkili şirketin bir ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine, harçlandırılan değer üzerinden nisbi olarak hesaplanan 600 TL vekalet ücretinin davalıya verilmesine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinde “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemece anılan yasal düzenleme göz ardı edilerek maktu vekalet ücretinin altında kalacak şekilde vekalet ücretine karar verilmesi doğru değilse de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMUK’un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple hüküm fıkrasının 6. bendinden “600 TL” kısmı çıkartılarak yerine “1.500 TL” yazılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının 1. bentte gösterilen nedenlerle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 26,70 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.