YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1623
KARAR NO : 2020/4701
KARAR TARİHİ : 08.07.2020
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak-Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, 29/01/2016 tarihinde borçlu şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan ve haciz tarihi itibarıyla da fiilen faaliyette bulunduğu adrese gidilerek borçluya ait menkullerin haczedildiğini, istihkak iddiasının mal kaçırmak için muvazaalı olarak öne sürüldüğünü belirterek, öncelikle haczin İİK’nin 99. maddesi uyarınca yapılmış sayılmasına ilişkin müdürlük kararının iptaline, olmadığı takdirde istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan yargılama sonunda, haciz adresinde borçlu şirketin faaliyet göstermediği ve borçlu şirkete ait belgeye rastlanmadığı, bu nedenle İcra Müdürlüğünce haczin İİK’nin 99. maddesine göre yapılması işleminin dosya ve yasa kapsamına uygun olduğu, dava konusu haciz esnasında alacaklıya istihkak davası açmak için 3 günlük süre verildiği, verilen süre içerisinde dava açılmadığı gerekçesi ile şikayet başvurusunun ve davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı alacaklı vekili temyiz etmiş, Dairemizin 13.02.2019 tarihli ve 2016/6205 Esas, 2019/1430 Karar sayılı kararı ile şikayete yönelik temyiz talebinin kararın kesin olması nedeniyle reddine, esasa ilişkin olarak davanın süresinde açıldığı kabul edilerek harç tamamlatmak suretiyle işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davacı vekiline harç tamamlaması için tensiple süre verilmiş, davacı vekilinin yokluğunda karar verilmesi talepli mazeret dilekçesi kabul edilerek, duruşma yoklukta tamamlanarak, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebi ile haczin İİK’nın 97. maddesine göre yapılması gerektiğine yönelik şikayete ilişkindir.
İstihkak davaları İİK’nin 97 maddesi gereği genel hükümlere göre görülür ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi ile (1) sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabidir. Hal böyle olunca, maktu başvuru harcı ve alacak tutarı ile haczedilen dava konusu mahcuzların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4’ü anılan Kanun’un 28. maddesi uyarınca peşin olarak ödenmedikçe, davaya devam edilmesi olanağı bulunmamaktadır.Bu durumda Mahkemece, ikmal edilmesi istenilen harcın, ara kararla ne kadar olduğu detaylı ve eksiksiz bir şekilde tespit edilerek kesin sürenin sonuçları açıkça ihtar edilmek suretiyle davacı tarafa kesin süre verilmeli, süresi içinde harç yatırılmaz ise dosya işlemden kaldırılmalı ve HMK’nin 150. maddesi uyarınca süresinde tamamlanarak yenilenmez ise açılmamış sayılmasına karar verilmeli, harç eksikliği tamamlanır ise yargılamaya devam edilerek esastan inceleme yapılmalıdır.
Mahkemece, yukarıda anlatılanlar doğrultusunda davacıya usulüne uygun, ihtarlı, kesin süre verilmesine ilişkin ara karar oluşturularak tebliği gerekirken; tensip zaptının 3. maddesi ile ikmal edilecek harç miktarı detaylı ve eksiksiz bir şekilde tespit edilmeksizin usulüne uygun olmayan ara karar oluşturularak ve tensip zaptı davacı alacaklıya tebliğ edilmeyerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; süresi içinde harç yatırılmaz ise dosya işlemden kaldırılmalı ve HMK’nin 150. maddesi uyarınca süresinde tamamlanarak yenilenmez ise açılmamış sayılmasına karar verilmeli iken ilk celsede süresinde harç yatırılmamış olduğundan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi … olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.