YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12199
KARAR NO : 2020/4295
KARAR TARİHİ : 01.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2009/4456 Esas sayılı dosyasında kira alacağına ilişkin icra takibi başlattığını,davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, % 40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili, takibe dayanak olan sözleşmenin 26.03.2007 tarihinde sona erdiğini ve yenilenmediğini, bu durumda kiracı değil haksız şagil durumunda olduklarını, işgalden kaynaklanan bir borç varsa ecrimisilin mahkeme hükmüne dayanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde, davacının davalıya kiralamış olduğu taşınmaz ile ilgili kira alacağı ve kiralanan kısım dışında kalan bölüme yönelik olarak ecrimisil alacağına ilişkin Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2009/4456 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, borçlu/davalının itirazı üzerine Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2009/312 Esas sayılı itirazın iptali davasının açıldığı, bu dosyanın 02.12.2010 tarihli celsesinde kira sözleşmesi dışında kalan 487,70 m2 yere yönelik alacak ve meni müdahale taleplerine ilişkin davanın tefrikine karar verildiği, tefrik edilen davanın 2010/482 Esas sırasına kaydedilerek yetkisizlik kararı verildiği, dosyanın Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/318 Esas sırasına kaydedilerek yargılamanın eldeki bu dosya üzerinden yürütüldüğü ve karara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça, ecrimisil alacağına yönelik icra takibine başvurulmadan önce borçluya ihbar gönderilmesini ya da dava açılmasını gerekli kılan bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. O halde, davacı tarafın, davalının kira sözleşmesi dışında kalan 487,70 m2 yeri kullandığı iddiası ile meni müdahale ve ecrimisil talebi bulunduğuna göre, Mahkemece tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplanarak uzman bilirkişiler eşliğinde mahallinde keşif yapılması, davalı tarafın kullanımı olup olmadığının araştırılması, kullandığı tespit edildiği takdirde talep edilen döneme göre ödenmesi gereken ecrimisil bedelinin hesaplanması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yukarıda belirtilen temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.