YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1097
KARAR NO : 2012/6891
KARAR TARİHİ : 14.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde itirazın iptali ve inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili taraflar arasında elektrik enerjisi satışına ilişkin sözleşme imzalandığını ve bu sözleşme uyarınca şirket tarafından davalıya 50.00648 numaralı abonelik üzerinden elektrik enerjisi satışı yapıldığını; davalı adına 11.07.2003 tarih ve … numaralı, 530,65-TL tutarlı 2003 yılı Haziran ayı enerji kullanım faturasının davalıya 18.7.2003 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak ihtara rağmen ödeme yapılmadığından,ödenmeyen fatura alacağı ile takip tarihine kadar tahakkuk eden gecikme zammı ve gecikme zammının KDV’ si olmak üzere toplam 2.061 TL alacağın tahsili için … 8.İcra Müdürlüğü’ nün 2010/2216 Esas sayılı takip dosyası ile davalı hakkında ilamsız icra takibine geçildiğini; davalı/borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı/borçlunun takip konusu alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece; geçerli icra takibi bulunmadığı icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın incelenmesi itirazın iptali davası dışında olduğundan dava şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.İtirazın iptali davasının görülebilmesi için usulüne uygun biçimde yapılmış, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise mahkemenin yetkisine itiraz edilmese bile icra dairesinin yetkisine itiraz öncelikle incelenmelidir. (HGK 20.03.2002 gün, 2002/13-241E.-2002/208 K.) İcra İflas Kanununun 50.maddesine göre;Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.Somut olayda; mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu incelenerek bu konuda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğu görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.