YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2078
KARAR NO : 2020/4637
KARAR TARİHİ : 08.07.2020
DAVA TÜRÜ : İstihkak
MAHKEMESİ : Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2018/63 Esas, 2018/430 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince karar kesin nitelikte olduğundan istinaf dilekçesinin reddine şeklinde hüküm kurulmuş, bu kez davacı üçüncü kişi vekili bu ek kararı temyiz etmiş, Daire kararı kesin nitelikte olması nedeniyle davacı üçüncü kişinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, bu sefer de bu son Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümlerini yeniden düzenleyen 18.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu’na eklenen geçici 7. maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.
02.03.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun’un 25.maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 364/1.maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri Onbin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarihli ve 7165 Sayılı Kanun’un 1. maddesi ile de 28.02.2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na çıkarılmıştır.
Somut olayda, Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2018/63 E. 2018/430 K. sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleşen 2017/707 Esas sayılı davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, davacı üçüncü kişi vekili tarafından, davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf talebinin karar kesin nitelikte olduğundan istinaf dilekçesinin reddine karar verildiği, davacı üçüncü kişi vekilince karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince, 08.02.2019 tarihli ek karar ile Daire kararının kesin nitelikte olması nedeniyle davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği, bu kez son kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu değerin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, İİK’nin 364/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin son kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine dair son kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 10,00 TL’nin temyiz eden davacı üçüncü kişiden alınmasına, 08.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.