YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1715
KARAR NO : 2020/760
KARAR TARİHİ : 04.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık hakkında 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında; suç konusu faturaları düzenleyen Oma Temizlik İnş. Turz. Ürün. Ltd. Şti ve Buda Hayvancılık San ve Tic. Ltd. Şti. hakkında sahte fatura düzenleme suçundan hazırlanmış karşıt inceleme raporlarının tamamının ilgili vergi dairelerinden getirtilip, adı geçen şirketlerin yetkilileri hakkında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılmış olup olmadığının araştırılması; açılmış ise, dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, özetlerinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi; gerektiğinde faturaları düzenleyenler ile sanığa ait defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükelleflerin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılarak toplanan tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2013 tarihli, 2013/2767 sayılı iddianamesi ile 213 sayılı VUK’nin 367. maddesine göre dava şartı olan komisyon mütalaası ve vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında, “2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçundan kamu davası açıldığı, “sahte fatura düzenleme” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan “sahte fatura düzenleme” ve “sahte fatura kullanma” suçlarının birbirine dönüşemeyeceği gözetilmeden, gerekçe kısmında sanığın sahte fatura kullandığı belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında sanığın sahte fatura düzenleme suçunu işlediği denilmek suretiyle gerekçe ve hüküm arasında çelişkiye neden olunması,
b) Sahte fatura kullanma suçunda suç tarihi, sahte faturalar hangi vergi türünde kullanılmışsa bu vergiye göre sunulması gereken son beyanname tarihi olacağından, suç konusu faturaların gelir vergisinde kullanıldıkları iddia edildiğinden, 2007 takvim yılı için “16.03.2008”, 2008 takvim yılı için “16.03.2009” olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında “2012” olarak yanlış yazılması,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53/3 maddesi gereği, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilinceye kadar, diğer kişiler üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 04.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.