YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15480
KARAR NO : 2020/583
KARAR TARİHİ : 18.02.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … İlçesi … Aşağı Köyü çalışma alanında bulunan … ada 151 parsel sayılı 147.056,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın bir bölümü hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 182 ada 151 parsel sayılı taşınmazın 22.04.2016 tarihli fen bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ile kırmızı renkle gösterilen 6.489,12 metrekare yüzölçümümündeki kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahallinde icra edilen keşif sırasında davacının iddiasına konu bölümün bir kısmının sürülü, bir kısmının ise taşlık olup sürülü olmadığı şeklindeki mahkeme gözlemi keşif tutanağına yansıtıldığı halde, bu bölümler denetime elverişli şekilde fen bilirkişi raporunda gösterilmediği gibi, tek ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da, her hangi bir ayrım yapılmaksızın taşınmazın tamamının aynı özellikte olup, 3. sınıf kıraç tarım arazisi vasfında olduğu, taşınmazın 35-40 yıldır tarım yapılmak sureti ile tasarruf edildiği belirtilmesi nedeniyle, mahkeme gözlemi ile zirai bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğu halde bu çelişki üzerinde de durulmamış, bu kapsamda oluşan çelişkilerin giderilmesi amacıyla 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, komşu parsel tutanakları ile varsa dayanağı belgeler getirtilip, bu belgelerden de yararlanılmamıştır. Diğer taraftan bir arazinin niteliğini ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, taşınmaza ait hava fotoğrafları getirtilip, incelemesi de yaptırılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, kadastro tespit tarihinden (2007) 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı tarihlerde çekilmiş en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı ile temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları ve taşınmazı çevreleyen tüm taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanağı kayıtlar getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve varsa dayanaklarıyla denetlenmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsini ve komşu parsellerle ve taşınmazın geri kalan kısmı ile karşılaştırmalı değerlendirmesini içerir, bilimsel esaslara ve maddi verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, sözü edilen raporda davacının iddiasına konu bölümün farklı özellikteki bölümleri mevcut ise bu bölümler ayrı ayrı değerlendirilmeli, ayrıca önceki keşifteki mahkeme gözlemi ile ziraatçı bilirkişi raporu arasında oluşan çelişki üzerinde durulmalı; taşınmazın konumu, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü ve çevre taşınmazlara göre arz ettiği özellikleri belirtir şekilde mahkemenin gözlemi tutanağa aynen yansıtılmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişisine, yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu açıklayan rapor düzenlettirilmeli, temin edilebilen en eski ve kadastro tespit tarihine yakın tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli ve taşınmazın farklı özellikte kısımları mevcut ise bu bölümleri ayrı ayrı gösterir şekilde kroki ve ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmaz ile çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip, üzerine taşınmaz bölümünün sınırlarının işaretlenilmesi istenilmeli; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.