Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/501 E. 2020/768 K. 04.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/501
KARAR NO : 2020/768
KARAR TARİHİ : 04.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet

I. Sanık … hakkında defter ve belgeleri gizleme suçundan verilen hükme yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesi:
Sanık hakkında defter ve belgeleri gizleme suçundan kurulan hükümde, sanığın olumsuz kişiliği ve sabıkalı geçmişi nazara alındığında cezasının ertelenmesi halinde tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşmadığından cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi; gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin, 23.09.2011 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

Sanık hakkında tekerrüre esas alınan, Ereğli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/112 Esas, 2006/567 Karar sayılı ilamı ile kasten yaralama suçundan hükmolunan erteli 5 ay hapis cezasının infaz edildiği 21.05.2008 tarihinden, suç tarihi olan 23.09.2011 tarihine kadar, 5237 sayılı TCK’nin 58/2-b maddesinde öngörülen 3 yıllık sürenin dolduğu ve söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının B bölümünün, 6. bendinde yer alan TCK’nin 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Sanıklar … ve … hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan verilen hükümlere yönelik sanıkların temyiz taleplerinin incelenmesi:
1-Yağmur Metal Nakliye ve Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı ve müdürü olan sanık … ile ortağı olan … hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık …’ın şirketin yetkilisi olduğunu, ortağı olan …’nun şirkete pek uğramadığını beyan etmesi, sanık …’nun, arkadaşı olan diğer sanık …’ın isteği üzerine şirkete ortak olduğunu, şirket işleri ile ilgilenmediğini, şirketi temsile yetkili kişinin … olduğunu savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi bakımından; Ba formu ile Yağmur Metal Nakliye ve Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.den mal veya hizmet alımında bulunduğunu beyan eden yani suç konusu faturaları kullanan mükellef veya şirketler tespit edilerek, haklarında sahte fatura kullanma suçundan karşıt inceleme raporları düzenlenip düzenlenmediği araştırılarak, ilgili şirket yetkilileri veya mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığı sorulup, açıldığının tespiti halinde, getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi; faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren taşıma, sevk irsaliyeleri, teslim-tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ve satıcı hesabına girdiğine dair ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneğini haiz, banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler olup olmadığı araştırılıp, faturaları kullananlar ile … Metal Nakliye ve Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak gerektiğinde faturaları kullanan şirketler ile… Metal Nakliye ve Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması; suça konu faturaları kullanan şirket yetkililerinin faturaları kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıkları, sanık …’yu tanıyıp tanımadıkları konusunda beyanlarının alınması, sanık …’nun ve şirketin banka hesapları ile ticaret odası kayıtları araştırılıp, sanık … tarafından şirket adına iş ve işlemlerde bulunup bulunmadığı, şirkete ait defterlerin noter tasdiklerinin kim tarafından yaptırıldığı, mükellef şirketin tarh dosyasında bulunan beyannameler ile Ba-Bs formlarının kim tarafından verildiği, sanık tarafından şirket faaliyetleriyle ilgili bir belge düzenlenip düzenlenmediği, sanığın ortak sıfatıyla şirketten bir maaş ya da pay alıp almadığı, şirket işlerine aktif şekilde katılıp katılmadığı araştırılıp, şirketteki rolü irdelenip değerlendirilerek, şirketi temsil yetkisi bulunmayan ve diğer sanığın da şirkete uğramadığını beyan ettiği sanık …’nun suç konusu faturalardan ne suretle sorumlu tutulduğu tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Sahte fatura düzenleme suçlarında suç tarihi, her takvim yılı açısından düzenlenen son fatura tarihi olduğundan, sanık …’nun, adli sicil kaydında görülen Ereğli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/112 Esas, 2006/567 Karar sayılı ilamı ile kasten yaralama suçundan hükmolunan erteli 5 ay hapis cezasının 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçu açısından tekerrüre esas olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin göz önünde bulundurulmaması,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.