YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/12068
KARAR NO : 2020/1016
KARAR TARİHİ : 06.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Asıl karar; sanık … hakkında; mahkumiyet
Sanıklar … ve … haklarında; beraat
Ek karar; temyiz isteminin reddi
I- Sanık … hakkında 2010 takvim yılı sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 29. maddesindeki “… yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar…” düzenleme karşısında, yokluğunda verilen kararın sanığa tebliğine ilişkin 24.12.2014 günlü tebligat parçasında “o anda evde olmaması nedeniyle muhatap yerine muhatap ile birlikte aynı konutta oturduğunu beyan eden kişiden muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını sorarak tutanağa yazılmaması nedeniyle tebliğ işleminin usule aykırı olduğu anlaşıldığından, mahkemenin 07.12.2015 tarihli temyiz isteminin reddine dair kararı kaldırılarak, sanığın 03.12.2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller gerekçeli kararda incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonucuna uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, temel cezayı teşdit gerekçesi, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanıklar …, … haklarında 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında, sanık … hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik olarak Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıklar … ve …‘ın, suç konusu faturaları düzenleyen şirketin ortağı olduklarını, ancak sahte fatura düzenlenmesi konusunda bilgilerinin bulunmadığını, sanık …‘in ise hisse devri yaptığını beyan ettiği, dosya kapsamında sanık …‘in 01.10.2010 günlü noter sözleşmesi ile hisselerini sanık …‘a devri söz konusu olmasına rağmen sanık …‘un müdür olduğu ve her iki ortağın (sanık … ve …‘ı kastederek) şirket işleriyle ilgilendiği hususunda mahkemede beyanda bulunduğu ve vergi inceleme raporlarında, düzenleyici mükellefin 2011 yılında resen terk kapsamına alınmasına rağmen fatura düzenlemeye devam ettiğinin belirtilmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için;
1- Sahte olarak düzenlendiği iddia olunan faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve sanıkların bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulmak suretiyle, getirtilip dosya içine konulması,
2-Faturaların sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söyledikleri takdirde; yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
3-Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise; dosya içindeki 25.03.2010 günlü Ortaklar Kurulu kararına göre şirket müdürünün ilk 10 yıl için münferiden sanık … olduğu, sanık …’in 01.10.2010 günlü noter sözleşmesi ile hisselerini sanık …’a devrettiği, hisse devrinden sonra yetkili müdürün kim olduğu belirlenmediği gibi sanık …’in hisse devri sonrası fiili olarak şirket işleriyle uğraştığı yönündeki sanık …‘un beyanı da dikkate alınarak; faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanıkları tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.