YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1386
KARAR NO : 2020/3681
KARAR TARİHİ : 15.06.2020
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02/06/2010 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21/03/2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, yasal önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin 2494 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmazın önceki maliklerinin müvekkiline herhangi bir resmi bildirim yapmaksızın paylarını davalıya sattıklarını ve müvekkilinin önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek davalı adına kayıtlı payların iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile “… ili, … ilçesi, … Köyünde bulunan 2494 parsel sayılı taşınmazda 1/18 pay sahibi … kızı …’in payının iptali ile davalı… oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiş; mahkemece, kararın 13.06.2013 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş; davalı vekili, bu kez temyiz isteminin reddine ilişkin 29.01.2016 tarihli kararı temyiz etmiştir.
1) Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davaya konu taşınmazın değerinin şu anda 60.000,00TL olduğunu, dolayısıyla resmi senette belirtilen 6.000,00 TL üzerinden satış bedeline karar verilmesinin hatalı olduğunu, bunun sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını ve tüm bu nedenlerle satış bedeli olarak resmi senetteki bedelin değil, taşınmazın güncel değerinin esas alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Dairemizin, 02.12.2019 tarihli, 2019/3401 Esas ve 2019/8131 Karar sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere davalı …’a gerekçeli karar tebligatının doğrudan doğruya Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiğinin görülmesiyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine dair verilen 29.01.2016 tarihli 2010/520 Esas ve 2013/186 Karar sayılı ek kararının kaldırılarak davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmesi gerekmiştir.
2) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin 29.01.2016 tarihli 2010/520 Esas ve 2013/186 Karar sayılı ek kararının KALDIRILMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.