YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2270
KARAR NO : 2012/7079
KARAR TARİHİ : 19.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davacıya ait taşınmaz içerisinden çıkan suyun davalıların yapmış olduğu kazı çalışması nedeniyle kesildiği ileri sürülerek davalıların suya vaki müdahalesinin önlenilmesi istenilmiştir.Davalı, amacının davacının suyunu kesmek değil kendisine su temin etmek olduğunu ve suyun kazı nedeniyle değil kendiliğine kuruduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan keşif sonucu davalıların yapmış olduğu “kazı” nedeniyle öncelik hakkına dayanılarak davacı tarafından kullanılan su kaynağının kesildiğinin sabit olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı … tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Yeraltı suları genel sulardan olup, kadim ve öncelik hakkı nazara alınmak koşuluyla herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.Hükme esas alınan bilirkişi (Jeoloji Mühendisi) raporunda; su bulmak için yapılan kazının davacının öncelik hakkı bulunan ve taşınmazlarını sulamada kullandığı kaynağın debisini etkileyeceği ifade edilmiştir. Ancak, mahkemece, davalıya ait kaynağın kapatılması halinde suyun eski hale dönüp dönmeyeceği hususu araştırılıp saptanmamıştır.Mahkemece yapılacak iş; bilirkişiden bu konuda inceleme ve araştırma yapmasını istemek, şayet suyun eski hale dönmesi mümkün değil ise davalının açmış olduğu yarmadan tarafların ihtiyaçları saptanmak suretiyle gerekirse tarafların sudan ortaklaşa yararlanabileceği bir su düzeneği ve su rejimi oluşturmak ve sonucuna göre hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır. Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.