Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2018/6202 E. 2020/2693 K. 24.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6202
KARAR NO : 2020/2693
KARAR TARİHİ : 24.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK 157/1, 62/1, 53/1, 52/2-4 maddeleri gereği mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, ancak uzlaştırmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede:
Sanığın katılan …’tan 92.500 Euro karşılığında biçer döver satın aldığı, sanığın satış sırasında 15.000 Euro peşin ödediği ve kalan 77.500 Euro için birer yıl vadeli 15.500 Euro bedelli 5 adet senet yapıldığı, sanığın 15/09/2011 tarihli ilk senedi ödedikten sonra 15/09/2012 tarihli ikinci senedi ödemediği, ödenmeyen bu senet …’ın ortağı olan katılan … tarafından …. İcra Müdürlüğü’nün 2012/6525 Esas sayılı dosyasında takip talebinde bulunulduğu, sanığın borçlarını ödeyememesi nedeniyle katılanlar ile ortak arkadaşı olan tanık …’dan aralarını bulup anlaştırmasını istediği, bunun üzerine katılanlar ile sanığın biçerdöverin katılan …’a devrinin yapılarak iade edilmesi, icralık olan senet için ibraname verilmesi, kalan senetlerinde sanığa teslimi hususunda anlaştıkları, anlaşma gereği icra dosyasından sanığın ibra edildiği, katılanlar ile sanığın … Noterliği’ne gittikleri, tanık …’ın sanığın kalan senetlerini katılan …’tan alıp imza kısımlarını yırtarak sanığa iade ettiği, sanığın biçer döverin anahtar ve ruhsatını katılan …’a verdiği, aracın devir işlemi yapılacağı sırada aracın kaydında rehin bulunduğundan noter görevlisi tanık …’un rehin kalkmadan satış işleminin yapılamayacağını katılanlara ve sanığa söylediği, bu sırada sanığın borç ödeyeceğini söyleyerek noterlikten ayrıldığı ve geri dönmediği, bu suretle sanığın atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda, sanığın senetlerin ve ibranamenin kendisine verilmesi için hileli davranışının bulunmadığı, sanığın ibraname ve senetlerini aldıktan sonra devrin yapılmasına biçerdöverin üzerindeki rehin işleminin engel olması üzerine borç ödeyeceğini söyleyerek noterlikten ayrılmasının hile olarak kabul edilemeyeceği ve sanığa atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığı anlaşılmakla beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.