YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12468
KARAR NO : 2020/1142
KARAR TARİHİ : 10.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Harici Satıma Dayalı Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, 879, 1136, 1343 ve 1462 parsel nolu taşınmazların tapu maliki olan … tarafından 1982 tarihinde davacıların murisi ve babaları olan …’ye satıldığını, taşınmazların davacıların babasına teslim edildiğini, taşınmazların devri için … Noterliği’nden vekalet verildiğini, ancak vekalet veren şahsın ölümü nedeni ile tapuda işlem yapamadıklarını, taşınmazları halen davalıların kullandığını belirterek davalıların murisi … (Ahmet Oğlu) adına olan tapu kaydının iptaline ve dava konusu taşınmazların vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalılar …, …, …, …, …, …, …’e velayeten kendi adına asaleten …’ün İnegöl Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla 13.05.2013 havale tarihli dilekçe ile davayı kabul ettiklerine ilişkin dilekçe sunmuşlardır.
Mahkemece, davacıların murisinin, davalıların babasından dava konusu taşınmazları tapu dışı satın aldığı iddiasına dayalı tapu kaydının iptali talebine yönelik olduğu, tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmazın satışı TMK’nin 706, BK’nin 213, TK’nin 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 80. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağı, tapulu taşınmazın mülkiyet hakkını kazanabilmek için tapuda resmi şekilde taşınmazı satın almış olmak gerekmekte olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan vekaletname temsil yetkisini içerdiği, vekaletname verilmesi resmi satış işlemi anlamına gelmediği, dava konusu taşınmazlar iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği mirasçılara intikal ettiğini, mirasçıların tamamı kabul beyanında bulunmadığı ve taşınmazlarda ifraz ve hisse devri mümkün olmadığı için kabulün hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline ve dosya içeriğine göre dava, harici satın almaya ve TMK’nin 713/2. fıkrasında yer alan; “ … maliki 20 yıl önce ölmüş …” hukuki sebebine dayalı olarak TMK’nin 713/1-2. fıkraları gereğince açılan tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, harici satın alma sebebine dayalı olarak dava reddedilmiş, ölüm hukuki sebebine dayalı olarak bir araştırma yapılmamıştır.
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, Kanun’un açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanun’un açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK’nin 713/2 maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya yirmi yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de; gerekçe dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 879, 1136, 1343 ve 1462 parsel sayılı taşınmazların 10.07.1969 tarihinde kadastro yoluyla tapu kaydına dayalı olarak davalıların murisi Ahmet oğlu … adına tespit ve tescil edildiği, kayıt malikinin 17.11.1982 tarihinde öldüğü, tapu kaydının intikal görmediği anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından ölüm hukuki sebebine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğu halde mahkemece tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın satışı resmi şekilde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, ölüm hukuki sebebine dayalı olarak inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. O halde, Mahkemece yapılması gereken iş, iddia ve savunma çerçevesinde, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek TMK’nin 713/2. maddesindeki ölüm nedenine dayalı tapu iptali ve tescil şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmak ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.