YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/14962
KARAR NO : 2020/864
KARAR TARİHİ : 05.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Sanığın, 35.000 TL bedelli, müşteki …’a ait şirket bilgileri kullanılmak sureti ile tamamen sahte oluşturulmuş çeki tedavüle sokarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan olayda; Yargıtay 21. Ceza Dairesinin 17.03.2016 tarih, 2015/6831 Esas, 2016/2550 Karar sayılı ilamında “…Sanığın savunmalarında suça konu çeki birinci ciranta olarak gözüken … Makina Proje İnşaat Taah. Ltd. Şti. adına gelen pazarlamacı Ahmet’ten aldığını beyan etmesi, MGF şirketi yetkilisi olan …’ın ifadesinde ise cironun sahte olduğu ve imzanın kendisine ait olmadığının iddia olunması karşısında, sanığın savunmalarının doğruluğu ve çelişkinin giderilmesi bakımından, çekte birinci ciranta olarak gözüken şirkette suç tarihinde…isimli çalışan olup olmadığının şirketten sorulup, gerekirse geçmiş yıllardan beri çalışanların tanıklığına başvurularak…adında çalışan olduğunun tespit edilmesi halinde duruşmada dinlenilerek imza incelemesine esas olacak şekilde ve yeteri kadar yazı ve imza örnekleri alınması, cirodaki kaşenin sahte olduğu iddia edildiğinden şirketin kaşe örneklerinin bulunduğu belgeler ilgili banka ve kurumlardan getirtilip, şirketten kaşe aslı istenilerek suça konu çek üzerindeki kaşe izinin karşılaştırılması ve de çekteki yazı ve imzaların sanığa ve ilgililerine aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği …” yönünden bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyan Mahkemece, sanığın beyanında adı geçen ve suça konu çeki aldığını iddia ettiği, soyismini bilmediği ancak MGF şirkette çalıştığını söylediği…adlı kişiye ve çalıştığı şirket yetkilisine yapılan tüm araştırmalara rağmen ulaşılamadığı, sanığın Yargıtay 21. Ceza Dairesi’nin 17.03.2016 tarihli kararından önce, 22.03.2012 tarihinde alınan savunmasında “…bana asıl çeki veren…isimli şahıs bir daha benim dükkanıma gelmedi, ben kendisine 10 tane kadar kapı yapmıştım, ama almaya gelmedi, kendisi hakkında başkaca bir bilgim de yoktur, bir daha da kendisini görmedim, bu çeki ben düzenlemedim, kesinlikle sahte olarak da bilerek almış değilim, bu nedenle suçlamayı kabul etmiyorum” şeklinde beyanı olmasına rağmen, bozma sonrasında alınan 01.02.2017 tarihli beyanında ise geçmiş ifadesinden farklı olarak “…Ben çeki Ankara’da soy ismini hatırlamadığım … isminde bir şahıstan çelik kapı yapma karşılığında aldım. Daha sonra bu çeki Adem Sarıkulak’a ciro yaparak verdim, daha sonra kime verildiğini bilmiyorum. Çekin arkasında benim ciromda vardır…” şeklinde savunmada bulunduğu, sanığın…isimli pazarlama elemanına 50.000 TL tutarında çelik kapı yaptığını belirtmesine rağmen, daha sonra … isimli soy ismini bilmediği bir kişiye çelik kapı yapma karşılığında suça konu çeki aldığından bahsetmesi ve çekin alınmasına sebep alışverişin varlığını gösteren, herhangi bir fatura, sevk irsaliyesi ve yazılı belge sunamaması gözönüne alındığında, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile beraatine kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.