YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4123
KARAR NO : 2020/1507
KARAR TARİHİ : 02.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … Oto Kiralama Otom Emlak İnş. Tic. Ltd. Şti. ve … aleyhine 27/01/2011 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasına bağlı araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27/11/2013 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazasına bağlı araç hasarı ve değer kaybı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalı şirket adına kayıtlı, davalı …’ın sevk ve idaresinde bulunan aracın neden olduğu trafik kazası sonucunda, davacı kuruma ait araçta hasar meydana geldiğini belirterek, maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece; davalı …’ın yönetimindeki, diğer davalı şirketin maliki olduğu aracın neden olduğu trafik kazasında, davalı araç sürücüsü …’ın %100 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacı kurumun aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiği gerekçesiyle, zarar kapsamına ilişkin alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.” hükmünü düzenlemektedir.
Dosya kapsamından; davalı …’ın UYAP kayıtlarına göre, 27/10/2010-23/10/2014 tarihleri arasında hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu, dava dilekçesinin 04/02/2011 tarihinde, davalı cezaevinde hükümlü iken “aynı konutta yaşayan annesine” şeklinde usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliği yapılmadan, yargılamaya davalı …’ın katılımı sağlanmadan karar verilmesi, davalının hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması niteliğindedir. Davalı …’a usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak, hukuki dinlenilme hakkını kullanması sağlandıktan ve varsa delilleri toplandıktan sonra hüküm kurulması gerekir.
Şu durumda; davalı …’a usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmeli, bu şekilde yasal savunma hakkı tanındıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar şekilde usulsüz tebligat yapılarak karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.