YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1338
KARAR NO : 2020/1942
KARAR TARİHİ : 27.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi-Ecrimisil-Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, komşu parsel maliki olan davalı tarafından inşa edilen binanın, maliki olduğu 244 ada 62 ve 63 parsel sayılı taşınmazlara taşkın olduğunu, ayrıca yapının imar kurallarına aykırı olarak yapılmasından dolayı taşınmazlarında değer kaybı oluştuğunu ileri sürerek taşkın kısımlar ile komşuluk hukuku ve imara aykırı olan kısımlarının yıkılmasına, taşınmazında oluşan değer kaybından dolayı da 12.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazların kendisi tarafından davacıya satış suretiyle temlik edildiğini, kendisine ait taşınmazda bulunan yapının inşa edilmesinden sonra davacının malik olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay 1.Hukuk dairesince ” … uzman bilirkişiler aracılığıyla davacı taşınmazına fiili elatmanın olup olmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması, ondan sonra komşuluk hukuku bakımından bir taşkınlık olup olmadığı konusunda yukarıdaki ilkeler doğrultusunda bir araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir … ” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne davalının elatmasının önlenmesine, yıkıma ve sair taleplerin reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve tazminat isteklerine ilişkindir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, reddine,
2- Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, 244 ada 62 ve 63 parsel sayılı taşınmazların davacı adına kayıtlı olduğu, 61 parsel sayılı taşınmazın ise davalı adına kayıtlı olduğu, bozma sonrası alınan 06.02.2014 tarihli fen bilirkişisi raporuna göre 61 parsel sayılı taşınmazda inşa edilen yapının davacıya ait taşınmazlara krokide kırmızı ile boyalı 1.37m² lik alan ile 1.56m² lik kısımlarının ve yeşil ile boyalı balkon kısmının ise 0.12m² kısım ile de 62 parsel sayılı taşınmaza taşkın olduğu tespit edilmiştir.
Ne var ki, Mahkemece, verilen nihai kararda fen bilirkişisi raporunda yazılı yeşil ile boyalı 0.12m² lik kısmı ile ilgili karar verilmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, 06.02.2014 tarihli raporda belirtilen ve davacıya ait 62 parsel sayılı taşınmaza taşkın olan yeşil ile boyalı 0.12m² lik kısmın da yıkılmasına karar verilmesi gerekirken bu kısım ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerine görülmediğinden, REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 27.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.