YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/341
KARAR NO : 2020/706
KARAR TARİHİ : 20.02.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında, … İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 28205 ada 13 parsel sayılı 2.034,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın …’ın kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın taşlık, çalılık, fundalık niteliğinde olduğunu ve taşınmaz üzerinde herhangi bir kullanımın bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydında bulunan kullanım şerhinin terkini istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Yasa’nın Ek-4. maddesi uyarınca kullanım kadastrosuna tabi tutulmuştur. Mahkemece, kullanıcı şerhine ilişkin talebin dava yoluyla genel mahkemelerden istenemeyeceği gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak yasada, kadastro tutanağının kesinleşmesi halinde önceki nedene dayalı olarak genel mahkemede şerhe yönelik dava açılmasının mümkün olmadığına ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Bu durumda taşınmaz Hazine mülkiyetinde olduğu sürece genel mahkemede 12/3. maddesi kapsamında şerhe yönelik açılan davaların görülmesine hukuken bir engel bulunmadığından mahkemenin gerekçesi dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca hüküm tarihinden sonra 26.04.2012 tarihli 28275 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 2. bendi ile yapılan düzenleme ile “Bu Kanuna göre yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar 2/B alanları hakkında Hazine tarafından kişiler aleyhine açılması gereken davaların açılmayacağı, açılmış ve devam eden davaların durdurulacağı” şeklindeki düzenleme de göz önüne alınarak mahkemece, anılan yasa hükmü göz önüne alınmak suretiyle davacı Hazinenin davası yönünden karar verilmesi gerekirken, Mahkemece bu husus gözardı edilerek dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, açıklanan nedenle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.