YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16983
KARAR NO : 2020/4018
KARAR TARİHİ : 24.06.2020
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30/06/2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30/06/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 101 ada 191 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın aynen taksim veya satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir. Davacı ayrıca muhtesat iddiasında bulunmuş ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/772 Esas 2015/475 Karar sayılı hükmü ile ‘Taşınmaz üzerinde bulunun ev, ahır, samanlık, su deposu, çevre duvarı, demir sürgülü kapı ve meyve ağaçlarının davacının olduğunun tespitine” karar verilmiştir.
Davalılar, davanın reddini savumuştur.
Mahkemece; davanın kabulü ile, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ve satış bedelinin muhtesata isabet eden %78’ inin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%…) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatların nitelik ve değer tespiti için mahkemece iki kez keşfe gidildiği, keşifler sonucunda alınan bilirkişi raporlarında muhtesatların alan, nitelik ve değerleri itibariyle farklılıklar bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bu raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin ve neden muhtesata arzdan daha fazla değer verildiği hakkında yeniden rapor alınmaksızın yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 24/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.