YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18324
KARAR NO : 2020/4442
KARAR TARİHİ : 06.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, mirasbırakanı …’dan kalan taşınmazları davalı kardeşleri ile aralarında taksim ettiklerini, paylaşım sonucunda bir kısım davalılara kalan 11 parça taşınmazı da haricen satın aldığını ileri sürerek tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, mirasçılar arasındaki taksim anlaşması yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, taksim iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taksim ve harici satıma dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 9 parça taşınmazın mirasbırakanları … adına kayıtlı olduğu, 6444 parsel sayılı taşınmazın ise dava dışı Hazine’ye, 4032 parsel sayılı taşınmazın ise murisin eşi ölü …’e ait olduğu, mirasbırakan …’nın 26.02.1993 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı ve davalı tarafların kaldığı, davacının 15.09.1995 tarihli sınırları belirtilen 4 parça taşınmaz, 20.10.1994 tarihli sınırları belirtilen 2 parça taşınmaz, 26.08.1998 tarihli 2014 parsel sayılı taşınmazla ilgili mirasçı Salih ile aralarındaki satış sözleşmesi ile 13.10.1994 tarihli sınırları belirtilen 3 parça taşınmaz, 05.11.1995 tarihli sınırları belirtilen 2 parça taşınmaz ve 14.07.2004 tarihli mevkileri belirtilen 6 parça taşınmazla ilgili davalı … ile aralarındaki harici satış senetlerini sunduğu, yargılama aşamasında davacının 6444 parsel sayılı taşınmazla ilgili iddiasından vazgeçtiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 15.maddesine göre kadastro öncesi taksim ve pay satımı her türlü delille kanıtlanabilir. TMK’nin 676 ve 677. maddelerine göre ise mirasçılar arasındaki tapulu taşınmazların taksim ve devri ancak yazılı belge ile yapılabilir.
Mahkemece, öncelikle, harici satım senetlerine konu ve sınırları belirtilen taşınmazların tespiti için teknik bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak satış senetlerinde belirtilen taşınmazların hangi parsellere uyduğunun duraksamaya mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi, belirlenen taşınmazların krokiye yansıtılması, sonrasında, söz konusu taksim ve pay satışının hangi tarihte yapıldığının tespit edilerek, tespit edilen tarihte kadastro tutanağının kesinleşip kesinleşmediğinin saptanması ve taşınmazlara Kadastro Kanunu’nun 15. maddesinin mi yoksa TMK’nin 676 ve 677 maddelerinin mi uygulanacağının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2. Kabule göre de; davacının, 6444 parsel sayılı taşınmaza yönelik talebinden vazgeçmesine ve bu taşınmazın Hazine’ye ait olmasına rağmen malikin davada taraf olmadığı da gözetilerek bu taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle davalı …’nın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi