Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/6696 E. 2020/1163 K. 11.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6696
KARAR NO : 2020/1163
KARAR TARİHİ : 11.02.2020

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün her iki taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı … vekili, evlilik birliği içinde davalı erkek adına edinilen taşınmazın yarı hissesine tekabül eden 25.000,00 TL ile davalının OYAK’taki alacağının yarısına tekabül eden 10.000,00 TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 35.000,00 TL katılma alacağının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, harcını yatırmak suretiyle sundukları 20.10.2015 tarihli dilekçe ile talep miktarını taşınmaz yönünden 37.050,00 TL, OYAK’tan kaynaklı alacak yönünden 18.975,50 TL olmak üzere arttırmıştır.
Davalı … vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda davanın kabulü ile 1 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz için 37.050,00 TL katılma alacağı ile OYAK birikimlerine ilişkin 18.975,50 TL olmak üzere toplam 56.025,50 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekilince temyiz itirazı üzerine yapılan incelemede Dairenin 2016/4164 Esas ve 2018/13317 Karar sayılı ilamıyla, 1 nolu mesken yönünden hesap yapılırken evlilik birliği içinde ödenen kredilerin toplam krediye olan oranı bulunup, bu oran ile taşınmazın tasfiye tarihi itibariyle tespit edilen değerinin çarpımı sonucu ulaşılan miktarın tamamının davacının katılma alacağı olarak düşünülmesinin hatalı olduğuna işaret edilerek, ulaşılan 37.050,00 TL’nin yasal tanımıyla artık değer olduğu, artık değerin yarısı üzerinden davacı lehine katılma alacağına hükmedilmesi gerekçesiyle hüküm bozulmuş, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. Davacı vekili tarafından yapılan karar düzeltme isteğinin ise reddine karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın OYAK birikimlerine ilişkin alacak kısmı kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacının 1 nolu mesken yönünden 18.525,00 TL katılma alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin faiz başlangıcına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı lehine hükmedilen alacak, katılma alacağı niteliğindedir. Katılma alacağında, malların kural olarak tasfiye anındaki (TMK mad. 227/1 ve 235/1), sürüm (rayiç) değerleri (TMK mad. 232, 239/1) hesaba katılır. TMK’nin 239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hüküm altına alınmıştır. Yargıtay’ın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir.
Somut olayda 1 nolu meskenin bozmadan önce verilen karara en yakın tarihteki sürüm değeri üzerinden katılma alacağı belirlendiğine göre tasfiye tarihinin bozmadan önceki karar tarihi olduğu dikkate alınarak, Mahkemece, tasfiye tarihi olan 10.12.2015 tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, bozmadan sonra verilen karar tarihi 16.04.2019 tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte gösterilen sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile gerekçeli kararın birinci bendinde geçen “karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına” ifadelerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, ibarenin yerine “karar tarihi olan 10.12.2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına” rakam ve kelimlerinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine ve 2.561,62 TL onama harcının davalıdan alınmasına, 11.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.