YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/988
KARAR NO : 2020/1840
KARAR TARİHİ : 15.06.2020
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, aboneliklerin yapılması ve demirbaş alımı için daire başına 299,00 TL toplanmasına karar verildiğini, yönetim tarafından kararlaştırılan avans bedelini ödemeyen TOKİ aleyhine Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2013/7721 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak haksız itiraz edildiğini bu nedenle davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece verilen 28.04.2016 tarih, 2015/195 Esas – 2016/164 Karar sayılı kısmen kabul kısmen red kararı temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.09.2018 tarih, 2017/3039 Esas – 2018/5941 Karar sayılı ile “davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve Kat Mülkiyeti Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanununun 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlıkta kat mülkiyeti hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Ancak Kat Mülkiyeti Kanununun 28. maddesinde yönetim planının bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmünde olduğu düzenlenmiştir. Yönetim planının 48 ve 49. maddesinde ödemede geciktiği günler için aylık %5 gecikme tazminatının ödenmesi gerektiği düzenlenerek ortak gider borcunu ödemeyen kat maliklerinin gecikme tazminatından sorumlu olduğu belirtilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için genel hükümlerin uygulanacak olması davalının sadece yasal faizden sorumlu tutulmasını gerektirmemektedir. Mahkemece anataşınmaza ait yönetim planının davalının maliki olduğu bağımsız bölümü kapsayıp kapsamadığı, ilgili yönetim planının davalı yahut bağımsız bölümün önceki malikleri tarafından bağlayıcılığı bulunup bulunmadığına ilişkin araştırma yapılarak yönetim planının davalı açısından uygulanabilir bulunması halinde öncelikle yönetim planı hükümlerine göre bir sonuca varılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden” hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, davalının……..takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, 53.820,00 TL asıl alacak 18.402,02 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 72.222,02 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak likit ve muayyen olduğundan asıl alacağın %20’si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrası gereğince kat maliklerinden her biri anagayrimenkulün ortak giderler ve tesislerinin işletme giderlerine katılmakla yükümlü olup, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, bozma gereğinin yerine getirilerek, davalının sorumlu olduğu ortak gider miktarı belirlenerek mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/06/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.