Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2010/7480 E. 2010/12282 K. 28.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7480
KARAR NO : 2010/12282
KARAR TARİHİ : 28.09.2010

Dava, davalı ……. plakalı dolmuş işyerinde şoför sıfatıyla 15.05.2000–01.05.2005 döneminde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının, davalı işverenlikte 15.05.2000-01.05.2005 arası dönemde çalıştığının tespitine biçiminde hüküm tesis edilmiştir.
Hükmün, davalı kurum avukatıyla davalı …..avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve …….tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, talep sonu aşılarak, davacının 15.05.2000-05.05.2005 arası dönemde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine dair önceki karar, davalı kurum ve davalı işveren avukatlarının temyizi üzerine, hükmüne uyulan Dairemizin 06.05.2008 tarihli ilamıyla;”…işyerinin 01.05.2005 tarihinde kapsama alındığı ve mevcut dönem bordrosuna göre tek çalışanın tanık olarak dinlenen ….. ibaret bulunduğu, ruhsatın davalı adına olup aracın 25.08.1994 tarihinde trafiğe çıktığı, motorlu taşıt sahipleri esnaf odası tarafından davaya konu aracın 22.12.1994 tarihinden beri dolmuş olarak kayıtlı olduğunun bildirildiği, yine vergi dairesi yazısında davalının 27.12.1994’den itibaren basit usulde vergi mükellefi olduğunun belirtildiği, öte yandan dosya içeriğinde mevcut 25.02.1999 tarihli “Protokol” başlıklı adi yazılı şekilde düzenlenen belgede “Davaya konu aracın plakasının 25.02.1999-25.02.2001 arası dönemde iki yıl süreyle ve aylık 500.000.000 TL bedelle ….kiralandığı, karşılıklı anlaşma ile sözleşmenin aynı şartlarda yenileneceğinin kararlaştırıldığı, tüm mali, adli ceza ve sorumlulukların ……’e ait olacağı” nın kararlaştırıldığı, işyerinden davacıya ilişkin bildirim bulunmamakla birlikte talep ve dava tarihine göre hak düşürücü sürenin geçmediği, taleple çakışır şekilde davacının başka işyeri çalışmalarının bulunmadığı, kararın tanık beyanlarına göre tesis edilip bunun dışında müfettiş tespiti ya da yazılı bir delil bulunmadığı gibi trafik ceza tutanağına ilişkin herhangi bir araştırma da yapılmadığı, iki davacı tanığı tarafından, dolmuş hattındaki dönüşümlü ve sürekli çalışmanın teyit edildiği, biri bordro tanığı diğeri aracı kiralayan ….. olmak üzere iki davalı tanığı tarafından ise, aracın 1999 tarihinden beri Muhittin tarafından işletildiğinin, davacının ayda 2-3 günü geçmemek üzere çalışıp ücretini aldığının ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle, dosya içerisinde mevcut kira sözleşmesi gözetilmek suretiyle, davalı dönemdeki işveren sıfatının aidiyeti araştırılıp irdelenmeli, dava dışı …… işveren olduğunun anlaşılması halinde ise, adı geçene ek dava yoluyla
husumet yöneltilmesi yönünde davacıya süre verilip, açılması halinde de her iki davanın birleştirilip birlikte görülmesi gerekir.
Öte yandan, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu bağlamda; tespite konu çalışmalara ilişkin olarak varsa işveren ve davacı nezdindeki belgeler toplanıp ibraz ettirilmeli, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince ve yeterince araştırılmalı, bu yönde davalı işyerinde aynı dönemlerde davacı ile birlikte çalışan bordrolarda kayıtlı durak müdürleri ve yetkilileri ile diğer hat şoförleri, keza, aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordroda kayıtlı kişiler tespit edilip çalışma olgusunun varlığı ve süresi bakımından beyanlarına başvurulmalı, Trafik Tescil Müdürlüğü nezdinde yazışma yapılarak, davaya konu araçtan dolayı davacı adına kesilmiş trafik ceza tutanakları celbedilmeli, davacı tanıklarının sürekli çalışmaya ilişkin beyanları ile davalı tanıklarının ayda 2-3 günlük çalışmaya ilişkin beyanları arasındaki çelişki giderilmek suretiyle çalışmanın varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptanıp bu hususta ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılarak, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de talep sonunun 01.05.2005 tarihi ile sınırlı olduğu gözetilmeksizin, talep aşılmak suretiyle, kabul sonunun 05.05.2005 tarihi olarak belirlenip yazılı şekilde karar verilmesi ayrıca usul ve yasaya aykırı görülmüştür.” Biçimindeki gerekçe ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama aşamasında, bozma ilamında nitelikleri belirtilen tanıkların aksine iki apartman görevlisinin tanık olarak ifadesine başvurulmuş, Emniyet Müdürlüğünce bildirilen 02.04.2004 tarihli bir adet trafik ceza tutanağı celbedilerek dosyaya eklenmiş, iş verenlik sıfatına ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmaksızın ……. aleyhine dava açılması için süre verilmiş ve 2009/414 esasta açılan dava bu dava ile birleştirilerek yargılama birlikte yürütülmüştür.
Bozmaya uyulduğuna göre, mahkemece, bozma doğrultusunda yargılama yapılıp hüküm tesis edilmesi zorunluluğuna rağmen, davaya konu dönemde gerek bu davanın davalısı … gerekse birleşen davanın davalısı …….’ın iş verenlik sıfatlarının bulunup bulunmadığı yönünde değerlendirme ve araştırma yapılmaması, birleşen 2009/414 esas sayılı dava dosyasına ilişkin olarak olumlu yada olumsuz bir karar tesis edilmemiş olması, iddia edilen çalışmanın varlığı, süresi ve niteliği konusunda bozma ilamında belirtilen delillerin toplanıp irdelenmemesi, kabule göre de; harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinden dolayı hangi davalının sorumlu tutulduğu belirtilmeksizin, anılan giderlerin “davalı iş verenden” tahsiline biçiminde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
O halde davalı Kurum avukatı ile davalı ……avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davalılardan…….iadesine, 28.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.