Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/1217 E. 2020/785 K. 04.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1217
KARAR NO : 2020/785
KARAR TARİHİ : 04.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 esas ve 2014/202 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde dahi bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilerek, UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemede, sanığın benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/474 Esas sayılı dosyası üzerinden devam eden yargılaması bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın fiillerinin her biri yenilenen kastla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen zincirleme suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, sanık hakkında benzer suçlara ilişkin davalar araştırılarak, mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, birleştirme mümkün değilse bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 5271 sayılı CMK’nin 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyaya göre, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, dosya konusu suç tarihinden sonra kesinleştiği halde, daha önce verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının gereğine uymadığından sanık hakkında CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.