Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/37 E. 2020/1675 K. 24.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/37
KARAR NO : 2020/1675
KARAR TARİHİ : 24.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı-birleşen dosya davacısı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Asıl dava dilekçesinde … oğlu …’ün 28/08/1331 olan ölüm tarihinin, 15.08.1955 olarak düzeltilmesi; birleşen Bozyazı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/151 esas sayılı dava dilekçesinde … ve … kızı … Köy ile … oğlu …’ün Mecelle hükümlerine göre boşanmalarına rağmen nüfus kayıtlarında evli göründüklerinden bahisle evlilik kaydının iptali ile …’ün … oğlu …’ün çocuğu olmadığının tespitine karar verilmesi; birleşen Bozyazı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/204 esas sayılı dava dilekçesinde ise … ve … kızı … Köy ile … oğlu …’ün müşterek çocukları görünen …, … (TC …), … ve … Köy’ün (… TC) babalarının … oğlu … olduğu ileri sürülerek, adı geçenlerin baba adlarının düzeltilmesi istenmiş, aşamalarda verilen kararlar taraf teşkili ve eksik araştırma nedeniyle bozulmuş, bozma ilamlarına uyan Mahkemece diğer taleplerin reddi ile davanın kısmen kabulüne, …’ün babasının …; …, … (TC …) ve … Köy’ün (… TC) annesinin …, babasının ise … oğlu … olduğunun tespiti ile nüfus kayıtlarının düzeltilmesine dair verilen karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. … oğlu …’ün ölüm tarihinin düzeltilmesi ile … ve … kızı … Köy ile … oğlu …’ün evlilik kayıtlarının iptali istemine ilişkin davaların reddinde isabetsizlik bulunmadığına göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulması kamu düzeni ile yakından ilgilidir. Nüfus kayıtlarındaki istemlerle ilgili davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır.
Buna göre,
a-Davalıların murisi … ile baba olmadığı iddia edilen … oğlu … ve baba olduğu iddia edilen …’in mezar yerleri tespit edilerek örnek alınması, tespit edilememesi halinde çocuklarından örnek alınması,
b-Davacıların murisi …, … (TC …) ve … Köy (… TC) ile anne olmadığı iddia edilen … ve … kızı … Köy, baba olmadığı iddia edilen … oğlu …, anne olduğu iddia edilen … ve baba olduğu iddia edilen … oğlu …’ün mezar yerleri tespit edilerek örnek alınması, tespit edilememesi halinde bu kişilerin çocuklarından örnek alınması,
Ve somut olaydaki iddia ile ilgili olarak DNA araştırması yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2.bentte açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1. bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.